Hiatal herni ve metabolik sendrom ilişkisinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NURŞEN AYFER ESEN
Danışman: Melisa Şahin Tekin
Özet:
Esen, NA. Hiatal herni ve metabolik sendrom ilişkisinin araştırılması.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı
Tıpta Uzmanlık Tezi, Eskişehir, 2023. Metabolik Sendrom (MetS) ile
Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH) ve Hiatal Herni (HH) ile obezite
arasındaki ilişkiye dair literatürde anlamlı çalışmalar mevcuttur. Bizim
çalışmamızda HH ile MetS ve komponentleri arasında ilişki olup olmadığını
araştırmak amaçlanmıştır. Çalışmaya hastanemiz İç Hastalıkları polikliniğine
Şubat 2022 – Mart 2023 tarihleri arasında başvurmuş, herhangi bir nedenle
istenen Özofagogastroduodenoskopi (ÖGD) veya Toraks-Üst Abdomen
bilgisayarlı tomografi görüntüleme yöntemleri ile HH saptanmış 89 hasta ve ÖGD
sonucu normal olan 44 kişi kontrol grubu olarak dahil edildi. İleri yaş HH ile
ilişkili bulundu (p=0,001). HH’li grup ile kontrol grubu arasında bel çevresi
açısından istatistiksel anlamlı fark saptandı (p=0,016). HH’li grupta semptomatik
reflü ve buna bağlı PPİ kullanımına daha sık rastlandı (p=0,01). Hasta ve kontrol
grubu arasında MetS varlığı açısından istatistiksel anlamlı fark tespit edilemedi
(p=0,337). Ortalama HDL-kolesterol değerleri bakımından iki grup arasında
anlamlı fark mevcuttu (p=0,006). HH’li hastalar kendi içlerinde MetS bulunan ve
bulunmayan olarak ikiye ayrıldığında bel çevresi ortalamaları MetS bulunan
grupta daha yüksek değerlerde görüldü, istatistiksel anlamlı fark saptandı. MetS
bulunan ve bulunmayan gruplar laboratuvar parametreleri açısından
karşılaştırıldığında Lenfosit sayısı, Glukoz, GGT, Trigliserid, HDL-Kolesterol,
HbA1c, İnsülin ve HOMA-IR düzeyleri arasında anlamlı farklılık görüldü
(p<0,05). HDL-Kolesterol düzeyleri MetS bulunan HH’li hastalarda
bulunmayanlara göre anlamlı düzeyde yüksekti. Yine MetS bulunan grupta daha
yüksek oranda hepatosteatoz saptandı ve gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark
tespit edildi (p=0,014). Sonuç olarak çalışmamızda HH ile MetS arasında
doğrudan anlamlı bir ilişki kurulamadı, HH’li hastalarda daha yüksek saptanan
HDL düzeyleri nedeniyle MetS sıklığı daha düşük görülüyor olabilir. Bu konu ile
ilişkili daha fazla hasta içeren gruplarla kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.