Büyük Damar Oklüzyonu Olan İnme Hastalarında Multimodal Oftalmolojik Değerlendirme ile Erken Prognoz Belirteçlerin Araştırılması Prospektif Gözlemsel Bir Çalışma


AYKAÇ Ö. (Yürütücü), NAJJAR R. P., CEYLAN S., ÇALIŞKAN M. E., DEMİR Z. N., ÖZDEMİR A. Ö., et al.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2025 - Devam Ediyor

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Destek Programı: BAP Araştırma Projesi
  • Başlama Tarihi: Ekim 2025
  • Bitiş Tarihi: Devam ediyor

Proje Özeti

İnme, dünyada ve ülkemizde iskemik kalp hastalıklarından sonra en sık ölüm sebebidir. Mekanik

trombektomi (MT), akut iskemik inme ve özellikle büyük damar tıkanıklığı (LVO) ile seyreden olgularda

rekanalizasyonu sağlayan hızlı ve etkili bir müdahale yöntemi olmasına rağmen bazı hastalarda beklenen

klinik iyileşme gerçekleşmemektedir. Bu nedenle, erken dönemde prognozu öngörebilecek objektif ve noninvaziv biyobelirteçlerin belirlenmesi, tedavi stratejilerinin optimize edilmesi açısından büyük önem

taşımaktadır. Büyük damar tıkanıklığı nedeniyle trombektomi uygulanan hastalarda, otomatik

pupillometri, göz takip ve retinal optik koherens tomografi/anjiografi (OKT-A) verilerinin bir arada

kullanılarak tedavi etkinliği veya prognozun değerlendirilmesine yönelik literatürde herhangi bir çalışma

bulunmamaktadır. Bu bağlamda bu çalışma trombektomi uygulanan büyük damar oklüzyonu olan

hastaların başvuru anındaki ve takiplerdeki rutin nörolojik muayene bulguları ile kromatik pupillometri,

göz takip bulguları ve OKTA bulgularının ilişkisini inceleyerek multimodal bir yaklaşımla prognostik önem

taşıyan non-invazif ve pratik biyobelirteçlerin açığa çıkarılmasını amaçlamaktadır. Proje sonuçlarıyla

birlikte büyük damar tıkanıklığı olan ve trombektomi uygulanan hastalarda pupillometrik ve göz takip

cihazı ölçümleriyle yatak başında erken dönemde prognoz tayini yapılabilmesini sağlayan ve klinik karar

destek sistemlerine entegre edilme potansiyeli taşıyan bir algoritma oluşturulması amaçlanmaktadır.

Pupillometri ve göz takip sistemleri gibi daha basit ve ucuz olan bu yöntemlerin kliniğe integrasyonu bu

hasta grubundaki gereksiz görüntülemenin önüne geçilmesine, hastaların maruz kaldığı radyasyon

yükünün hafifletilmesine ve sağlıkta tasarruf sağlanmasına aracı olacaktır.