Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Ahmet Murat Çakmak
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Amaç: Bu tez çalışması, çocuklarda inguinal herni onarımında laparoskopik tekniklerin etkinliğini ve Inferior epigastrik arter'in (IEA) anatomik varyasyonlarının intraoperatif cerrahi sonuçlar üzerindeki etkilerini sistemik olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Kliniği'nde 2019 ile 2023 yılları arasında laparoskopik inguinal herni onarımı yapılan 158 erkek çocuk üzerinde yürütülmüştür. Demografik verilerin yanı sıra, herninin tarafı, inguial ringin şekli, IEA ile arasındaki yakınlık, önemli anatomik yapıların arasındaki açı, peritoneal bant, lipom mevcutluğu, intraoperatif komplikasyon varlığı değerlendirilmiştir. Hastalar 5 yaş grubuna ayrılmıştır. Bulgular: Hastaların ortalama yaşları 34.7 aydı. Yaş grupları ile herni tarafı, peritoneal bant varlığı arasında anlamlı ilişki saptanmadı. 1-12 ay arası hernilerde IEA belirgin (p<0.0096); lipom en az (p<0.0063) izlendi. 1-12 ay arası hernilerde IEA ile inguinal ringin daha yüksek oranda ortak duvar oluşturduğu görüldü (%80). Uzak konumda yerleşme de yine en az bu yaş grubundaydı (%1.25). Bu ilişki taraflar arasında anlamlı fark göstermedi (p=0.982). İntraoperatif hematom izlenen çocukların %16.25'i 1-12 ay arası çocuklardı. Sol tarafta sağa oranla daha fazla hematom izlendi (%17.86). Sonuç: Analizler, IEA'nın anatomik konfigürasyonunun, laparoskopik herni onarım tekniklerinin seçimi ve uygulanması üzerinde belirleyici faktörlerden olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle, IEA'nın inguinal ring ile olan ilişkisi, cerrahi yaklaşım ve komplikasyon risklerini önemli ölçüde etkilemektedir. Çocuklarda laparoskopik inguinal herni onarımı sırasında IEA'nın anatomik özelliklerinin doğru bir şekilde değerlendirilmesi, cerrahi başarıyı önemli ölçüde arttırabilir ve komplikasyonları minimize edebilir. Önerilen bu yaklaşımlar, cerrahların anatomik farklılıklara göre adaptasyon yeteneklerini geliştirerek daha güvenli ve etkili cerrahi müdahaleler yapmalarını sağlayabilir.