Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili Ve Edebiyatı A.B.D., Türkiye
Tez Danışmanı: Doç. Dr. Aysun Çelik
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Klasik Türk edebiyatı geniş coğrafyalarda asırlarca güçlü bir varlık sürdüren, zengin bir hazineye sahip özgün bir edebiyattır. Daha çok manzum metinlerle öne çıkarılan klasik Türk edebiyatının keşfedilmeyi bekleyen birçok mensur eseri ve mensur hikâyesi bulunmaktadır. Mensur hikâyeler, konuları ve kurguları yönüyle bugünün okuyucusuna hitap edebilecek niteliktedir. Klasik Türk edebiyatında mensur hikâyeler telif, tercüme ya da adaptasyon yoluyla ortaya konulmuştur. Bunların çok bilinenleri; Bahtiyâr-nâme, Binbir Gece Hikâyeleri, Binbir Gün Hikâyeleri, Camasb-nâme, Hümâyûn-nâme, Kelile ve Dimne, Kırk Vezîr Hikâyeleri, Sindbâd-nâme, Süleymân-nâme ve Tûtî-nâme’dir. Kırk Vezîr Hikâyeleri, Arap kaynaklı bir hikâye olmasına rağmen içinde Hint ve Fars edebiyatlarına dair unsurlar da barındırmaktadır. Çerçeve hikâye tekniğiyle oluşturulan eserde olay örgüsü, bir şâhın ikinci karısının şehzâdeye âşık olup ona iftira atması hadisesiyle başlar. Bunun üzerine kırk vezir, oğlunu bağışlaması için kırk gün boyunca şâha kırk hikâye anlatır. Buna mukabil, şâhın karısı da şehzâde aleyhine şâha hikâyeler aktarır. Kırk Vezîr Hikâyeleri’nin klasik Türk edebiyatındaki ilk tercümesi Ahmed-i Mısrî tarafından 15. yüzyılda yapılmış ve II. Murad’a sunulmuştur. Bugünkü tespitlerimize göre 28 tane tercümesi bulunan eserin bir tercümesi de H. 1338/M. 1919-1920 tarihinde Süleymân Sûdî tarafından hazırlanarak “Hikâye-i Kırk Vezîr” adıyla Dersaadet Basımevi’nde Arap harfleriyle yayımlanmıştır. Sûdî’nin yazılı veya sözlü hangi kaynaktan esinlendiğini belirtmeyerek hazırladığı bu tercüme, bugün Türk Dil Kurumu Kütüphanesi’nde DilN/155 arşiv numarasıyla kayıtlıdır. Bu çalışmada, 30 ana başlık ve 126 sayfadan oluşan “Hikâye-i Kırk Vezîr” adlı matbu eser ele alınmıştır. Çalışma; Giriş, 1. Bölüm, 2. Bölüm, Sonuç ve Kaynakça bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde hikâye kavramına, Kırk Vezîr Hikâyeleri’nin kaynağı ve gelişimine, tespit edilmiş nüshalarına, nüshalar üzerinde yapılmış çalışmalara ve son olarak Sûdî’ye değinilmiştir. 1. Bölüm’de Kırk Vezîr Hikâyeleri’nin muhteva ve şekil özellikleri açısından incelemesi yapılmıştır. Ek olarak incelenen nüshanın diğer nüshalarla karşılaştırılmasına yer verilmiştir. 2. Bölüm’de ise metin transkripsiyonlu olarak Latin alfabesine aktarılmıştır. Sonuç ve Kaynakça bölümleriyle çalışma tamamlanmıştır.