Mit, tarih, kültür ve edebiyat ekseninde ayna
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, Türkiye
Tez Danışmanı: Medine Sivri
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Yaşantımızın bir parçası olan ayna, insanlık tarihi kadar eski bir
geçmişe sahiptir ve tarihsel süreçte insanoğlunun hem somut anlamda hem de
simgesel anlamda hep dikkatini çekmiştir. Antik kalıntılarda yapılan arkeolojik
kazılar, aynanın bazı medeniyetlerde bir süs eşyası olarak bazılarında ise
yeniden dünyaya gelebilmek için kullanılacak bir nesne olarak mezarlarda ölünün
yanına bırakıldığını göstermiştir. Aynaya yüklenen bu simgesel anlam nedeniyle
de ayna; tarih, kültür, mitler ve edebiyat için zengin bir kaynak
oluşturmaktadır.
“Mit, Tarih, Kültür ve
Edebiyat Ekseninde Ayna” başlığını taşıyan bu çalışmada, aynanın tarihsel
süreci, kültür, mit ve edebiyattaki yeri ve önemi ele alınmaktadır. Bu bağlamda
çalışmanın konusunu, farklı kültür ve edebiyatlara ait olan seçilmiş
eserlerdeki aynanın arketipsel ve simgesel anlamda kullanımı oluşturmaktadır.
Çalışmada, Türk Edebiyatı’ndan Murathan Mungan’ın Aynalı Pastane ve Gece
Elbisesi anlatıları; İngiliz Edebiyatı’ndan Angela Carter’ın Flesh and Mirror(Ten ve Ayna) adlı anlatısı ve Arap Edebiyatı’ndan Jabra Ibrahim
Jabra’nın The Journals of Sarab Affan(Sarab Affan’ın Günlükleri) adlı anlatısı
aynanın arketip ve simge olarak kullanımları açısından incelenerek, aynanın
farklı edebiyatlardaki görünümlerini irdelemek amaçlanmaktadır.
Çalışmanın sonucunda, üç
farklı edebiyata ve kültüre ait olan Aynalı
Pastane, Gece Elbisesi, Flesh and Mirror ve The Journals of Sarab Affan kurgularında Jung’un yapmış olduğu
arketipsel ayrımlardan persona, self, gölge, anima – animus, anne ve yaşlı
bilge arketipi hepsinde bütünüyle açığa çıkmasa da ayna, geçmişten gelen
arketipsel yapıların temsil edildiği nesne olmuştur. Ele alınan anlatılarda
aynanın aynı zamanda simgesel bağlamda da kullanıldığı görülmüştür. Murathan
Mungan’ın anlatılarında ayna; başka zamanlara ve başka mekânlara açılan bir
geçiş kapısı ve aynanın görüntüyü yansıttığı kadar görüntüyü sakladığı
yönündeki inanış temelinde aynalar aracılığıyla farklı yaşamlara sahip
olunabileceği düşüncesinin simgesi olarak kullanılmıştır. Carter, Flesh and Mirror adlı anlatısında insan
bedenini, ayna gibi bir yansıtıcı olarak simgeleştirmektedir. Jabra ise The Journals of Sarab Affan anlatısında
aynayı, yeni bir döneme geçiş, yeni başlangıçlar için eşik düşüncesi temelinde
simgeleştirmiştir. İncelenen eserler bağlamında aynanın Türk, İngiliz ve Arap
edebiyatı ve kültüründeki arketipsel ve simgesel görünümlerinin karşılaştırmalı
olarak ele alındığı bu çalışmanın, karşılaştırmalı edebiyat alanında yapılacak
arketip ve simge çalışmalarına yeni bir bakış açısı kazandırması ve
karşılaştırmalı edebiyat bilimine katkı sağlaması amaçlanmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Ayna,
arketip, simge, Murathan Mungan, Angela Carter, Jabra Ibrahim Jabra, karşılaştırmalı edebiyat.