Yenidoğanlarda nekrotizan enterokolit ve benzeri klinik tablolarda serolojik belirteçlerin değerlendirilmesi
Tez Türü: Tıpta Yandal Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi (Türkçe), Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Ayşe Korkmaz Toygar
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Nekrotizan enterokolit (NEK), neonatal
dönemde özellikle prematüre bebeklerde görülen bağırsak nekrozu ve çoklu organ
yetmezliği ile gidebilen ve yaşamı tehdit eden önemli bir hastalıktır. Günümüzde intestinal iskeminin
NEK patogenezinde birincil olmayan ancak kritik bir rolü olduğu
düşünülmektedir. Çalışmamızda prematüre bebeklerde gelişen klasik NEK ve
benzeri klinik tabloların patofizyolojisinde hipoksi-iskeminin rolünün
değerlendirilmesi amacıyla, bu grupların demografik ve klinik özellikleri
yanında plazmada L-Laktat, endotelin-1 (ET-1), “platelet activating factor
(PAF)” ve “Intestinal fatty acid binding protein (I-FABP) gibi serolojik
belirteçlerinin karşılaştırılması amaçlandı. Çalışma, hastanemiz Yenidoğan
Yoğun Bakım Ünitesi’nde 1 Temmuz 2010-1 Eylül 2012 tarihleri arasında
prospektif olarak gerçekleştirildi. Yaşamın ilk yedi günü içinde
gastrointestinal sorunlar veya “NEK benzeri” klinik tablo sergileyen prematüre
bebekler “erken NEK grubu”, yaşamın sekizinci günü ve sonrasında NEK geliştiren
prematüre bebekler “klasik NEK grubu”, izlemleri boyunca hiç NEK tanısı almayan
veya benzeri semptom ve bulguları hiç göstermeyen prematüre bebekler “kontrol
grubu”nda olmak üzere çalışmaya alındı. Tüm vakalardan doğumda ve semptomatik
oldukları dönemde olmak üzere kan örneği alınarak Laktat, ET-1, PAF ve I-FABP
düzeyleri incelendi. Gruplar demografik,
klinik ve laboratuvar özellikleri açısından karşılaştırıldı. Çalışmaya toplam 86 prematüre bebek alındı ve bunların 24’ü
(%27.9) erken NEK grubunu, 19’u (%22.1) klasik NEK grubunu, 43’ü (%50.0) ise
kontrol grubunu oluşturdu. Fetal Doppler velosimetri bozukluğu, intrauterin
büyüme kısıtlılığı ve gebelik yaşına göre küçük bebek sıklıkları erken NEK
grubunda klasik NEK grubuna göre daha yüksek olarak bulundu. Erken NEK grubunda
Evre I hastalık sıklığı daha yüksek iken, klasik NEK grubunda Evre II hastalık
sıklığı daha yüksek olarak bulundu. Bununla birlikte erken NEK grubunda kord
kanında L-laktat, ET-1, PAF ve I-FABP düzeyleri önemli düzeyde yüksek ölçüldü (sırasıyla p=0.006, 0.007, 0.000, 0.000). İkinci örneklemede
ise L-laktat düzeyleri yine erken NEK grubunda, PAF ve I-FABP düzeyleri klasik
NEK grubunda yüksek bulunurken ET-1 düzeylerinde fark gözlenmedi (sırasıyla p=0.002,
0.000, 0.000, 0.063). Çalışmamızda erken
NEK grubunda esas patofizyolojik olayın fetal intestinal hipoksi/iskemi ve buna
bağlı tetiklenen fetal enflamatuar yanıt ve intestinal dismotilite olduğu
düşünülmüştür. Sonuçlar Erken NEK grubunda intestinal enflamasyonun ve mukozal
zedelenmenin intrauterin başladığını göstermektedir. Bu nedenle NEK
spektrumunda yer alan çeşitli klinik tablolar için yeni bir fizyopatolojik
sınıflandırmaya, evrelemeye ve tedavi yaklaşımına gereksinim olduğu düşünüldü.