23. Ulusal Pediatrik Kardiyoloji ve Pediatrik Kalp Cerrahisi Kongresi, Antalya, Türkiye, 17 Nisan 2025, ss.97, (Özet Bildiri)
SS-34 AİLE ÖYKÜSÜNDE ANİ ÖLÜM OLAN ÇOCUKLARIN KARDİYAK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Adem Çelik
1, Ayşe Sülü2, Pelin Köşger3, Birsen Uçar3
1. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk sağlığı ve Hastalıkları ABD, Eskişehir
2. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk sağlığı ve Hastalıkları ABD/Çocuk Kardiyoloji, Eskişehir
3. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk sağlığı ve Hastalıkları ABD/ Çocuk Kardiyoloji Eskişehir
GİRİŞ ve AMAÇ: Ani ölüm, sağlıklı olduğu bilinen bir bireyin, semptomların başlamasından itibaren 1 saat içinde veya
tanık yoksa, son 24 saat içinde sağlıklı olduğu bilinen birinin ölümü olarak tanımlanır. 50 yaş altındaki ani ölümlerin
yaklaşık yarısı kardiyak patolojilerden kaynaklanmakta ve bu ölümler, bazen kardiyak hastalığın ilk belirtisi olma özelliği
taşımaktadır. Çalışmanın amacı, ailesinde ani ölüm öyküsü olan 50 yaş altı bireylerin birinci ve ikinci derece yakınlarının
kardiyak taramasını gerçekleştirerek önlenebilir nedenleri ortaya koymaktır.
YÖNTEM: Çalışmamızda, Eylül 2023- Eylül 2024 tarihleri arasında çocuk kardiyoloji polikliniğine başvuran hastalardan
82 çocuk değerlendirildi. Kaybedilen yakınının ayrıntılı öyküsü, ölümün şekli, otopsi yapıldı ise bulguları
değerlendirildi. Çocuklara ayrıntılı öykü ve fizik muayene sonrasında standart ve üst kot 12 kanal elektrokardiyografi,
transtorasik ekokardiyografi, ritim holter ve efor esti yapıldı. Bu değerlendirmeler sonrası ek inceleme gereksinimi
olan hastalara genetik ve kardiyak MR gibi testler yapıldı.
SONUÇLAR: Çalışmamızda, Eylül 2023- Eylül 2024 tarihleri arasında çocuk kardiyoloji polikliniğine başvuran
hastalardan 82 çocuk değerlendirildi. Çalışmaya dahil edilen 82 çocuğun 57 kaybedilen yakını bulunmaktaydı, bu
çocuklardan 10’unda (%12,1) yeni genetik kardiyak hastalık tanımlandı. Dört çocukta uzun QT sendromu, 2 çocukta
aritmojenik kardiyomiyopati, 1çocukta hipertrofik kardiyomiyopati, 1 çocukta dilate kardiyomiyopati, 1 çocukta
katekolaminerjik polimorfik ventriküler taşikardi, 1 çocukta sol ventrikül noncompaction ve 1 çocukta asendan aorta
dilatasyonu saptandı. Altı hastada ani ölüm ile direkt ilişkili olmayan konjenital kalp hastalığı hastalık tespit edildi (2
PDA, 1 VSD, 1 Pulmoner darlık, 2 ASD). Kaybedilen yakınların %53’ünde bir veya birden fazla koroner arter hastalığı
risk faktörü bulunmaktaydı. Otopsi yapılan 7 kaybedilen yakının 4’ünde otopsi tanısı miyokard enfarktüsü olarak tespit
edilmişti. Genetik test yapılmış olan 5 yakının 4 ü döndürülmüş kardiyak arrest öyküsü olanlardı, 2 sinin sonucu
bekleniyor. 1’inde uzun QT ile uyumlu KCNQ1 ve diğerinde Ryanodin 2 mutasyonu tanımlandı. Genetik test yapılan
çocuklardan 16’nın 7’sinde ani ölüm ile ilişkili patojen mutasyon saptandı. Dört çocukta heterozigot taşıyıcılık, 1
hastada klinik önemi bilinmeyen mutasyon saptandı. İki çocuk patojenik mutasyon açısından negatif saptandı. İki
çocukta tetkik sonuçları bekleniyor. Kaybedilen yakınlardan hiçbirine moleküler otopsi yapılmamıştı.
SONUÇ: Ani kardiyak ölümlerin önlenmesi ve yönetimi için kılavuz önerileri doğrultusunda detaylı bir aile öyküsü
alınması, sistemik muayene, ayrıntılı kardiyolojik değerlendirme ve genetik analizlerin yapılması, risklerin
azaltılmasında kritik bir rol oynamaktadır. Çalışmamızda tanı oranları ve grupları literatürdeki birçok çalışma ile benzer
sonuçlar göstermekle birlikte ülkemizde bu konuda yapılmış ilk çalışmadır. Ani ölüm nedeni ile kaybedilenlerinin 1.
derece yakınlarının değerlendirilmesi ve tanı konulan hastaların tedavisi ile ani ölümlerin bir kısmı engellenebilecektir.
Morfolojik ve moleküler otopsi oranlarının ülkemizde de arttırılması yakınlarının rutin taranması gerekli görülen
hastalarda genetik analizlerin yapılması konusunda farkındalığın arttırılması önem arz etmektedir.
Anahtar Kelimeler: ani ölüm, kanalopatiler, genetik kalp hastalıkları