ADLİ TIP PERSPEKTİFİNDEN TRAVMATİK TİMPANİK MEMBRAN PERFORASYONU: 2015-2024 YILLARI ARASINDAKİ 62 VAKANIN RETROSPEKTİF ANALİZİ


Şimşek Ü., Saka B.

5. Uluslararası 21. Ulusal Adli Bilimler Kongresi, Antalya, Turkey, 10 - 13 April 2025, pp.131-132, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.131-132
  • Eskisehir Osmangazi University Affiliated: Yes

Abstract

Amaç: Travmatik timpanik membran perforasyonu (TTMP), fiziksel saldırılar ve kazalarla ilişkili önemli bir adli tıp bulgusudur. Bu çalışmada, 2015-2024 yılları arasında adli tıp polikliniğine başvuran TTMP vakalarının adli tıbbi değerlendirmesi, travma mekanizmalarının analizi ve hukuki süreçteki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç-Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, adli rapor düzenlenmesi amacıyla polikliniğe başvuran 62 hasta dahil edilmiştir. Cinsiyet, yaş, travma mekanizması, perforasyonun yeri ve büyüklüğü, eşlik eden yaralanmalar ve hukuki süreçler hasta dosyalarından analiz edilmiştir. Bulgular: Hastaların %69,3’ü erkek (n=43), %30,7’si kadın (n=19) olup, yaş ortalaması 28,3 ± 14,6 yıl olarak hesaplanmıştır. 12 hastanın 18 yaşından küçük olduğu tespit edilmiştir. Travmaların %60’ı fiziksel saldırı (n=37), %37’si trafik kazası (n=23), %3’ü diğer nedenler (n=2) kaynaklıdır. Merkezi perforasyonlar %90 oranında görülürken, kenar perforasyonları %10 oranındadır. 22 hastada hayati tehlike oluşturan ek yaralanmalar, 11 hastada temporal kemik kırığı tespit edilmiştir. 50 hasta spontan iyileşmiş, 4 hastaya timpanoplasti uygulanmıştır. Üç hasta olaydan 18 ay sonra tekrar değerlendirildiğinde duyu organ işlev kaybı saptanarak rapor düzenlenmiştir. Sonuç: Travmatik timpanik membran perforasyonu, özellikle fiziksel saldırılarla ilişkili adli tıp vakalarında önemli bir yaralanma türü olup, travma mekanizması, perforasyonun tipi ve hastaların uzun vadeli işlevsel kayıpları adli süreçlerde kritik rol oynamaktadır. Bu tür yaralanmaların adli değerlendirmesi sırasında, sadece perforasyonun varlığı değil, eşlik eden yaralanmalar, işitme kaybı ve uzun vadeli sekeller de göz önünde bulundurulmalıdır