COVID Sonrası Dünyayı yersiz yurtsuz bir ‘gözetimsel bakış’ üzerinden yeniden okumak


Creative Commons License

Özdamar Akarçay G.

Strata, vol.6, pp.223-238, 2021 (Other Refereed National Journals)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 6
  • Publication Date: 2021
  • Title of Journal : Strata
  • Page Numbers: pp.223-238

Abstract

With the 'free individuals' confining themselves to their houses during the pandemic, two types of surveillance mechanisms have emerged. The first is the state of the body being closed and surrounded. Both having to stay at home and in hospital is a reflection of the modern surveillance ideology. The second involves the transformation of an individual who is addicted to the computer into a consumer machine of their own volition by being surrounded by these devices. Therefore, a person who is online all the time leaves a digital extension to the big data at any time. In today's version of surveillance (post panopticon), which creates a duality of seeing/being seen, observer/the observed, this ideology has turned into a habit by being ordinary and accustomed to. Carrying cell phones constantly and addiction to check them out at any time are among the most known examples of this. The Internet, which meets the need of belonging to a community and socialization of people who are confined to their homes during COVID19, also hosts postmodern organizations and enhances virtual congregation. Artistic, cultural, political, philosophical and educative collective and free activities developed over the Internet during the pandemic are vital in terms of not sharing information through a single center. People who have been digitalized through always being online have lost their sense of belonging by deterritorialization within the confines of their houses and reterritorialized within the screen of a cell phone, especially in order to eliminate the perturbation they have experienced over the course of the pandemic. The self, stuck between desire and consumption, experiences pleasure in the places of virtual consumption as though it were there due to this little device. This pleasure alongside the "deterritorialization to create smooth, unobstructed areas" and "reterritorialization" serves the purpose of "creating new formations that make money" of capitalism as a commercial power. In this context, in this article, a framework on concepts such as post-panopticon, big data, superpanopticon, digital congregation and postmodern organization, deterritorialization, reterritorialization, seeing surveillantly has been tried to be drawn through the problem of what we as observers can transform into with the new media mediums developed by digitalized communication technologies and what kind of research area it will create in the communication field for us academics.

Gözetim toplumu içinde yaşayan ‘özgür bireyin’, pandemi süresince kendisini eve kapatması ile birlikte iki türlü bir gözetim mekanizması oluşmuştur. İlki bedenin kapatılma-kuşatılma halidir. Hem eve hem de hastaneye kapatılma, modern gözetim ideolojisinin bir yansımasıdır. İkinci kapatılma ise bilgisayara bağımlı olmuş bireyin, bu aygıtlar tarafından kuşatılarak kendi arzusuyla bir tüketim makinesi haline dönüşmesini kapsamaktadır. Böylelikle sürekli online olan insan, büyük veriye her an dijital bir uzantışını bırakmaktadır. Bir görme/görülme, gözetleyen/gözetlenen ikiliği yaratan gözetimin günümüzdeki versiyonunda (post panoptikon), bu ideoloji gündelik yaşamın içine yerleşerek, olağanlaşmış ve kanıksanarak bir alışkanlığa dönüşmüştür. Cep telefonlarının sürekli taşınması ve her an kontrol etme bağımlılığı bunun en bilindik örneklerindendir. Covid 19 süresince eve kapanan insanın bir topluluğa ait olma, sosyalleşme ihtiyacını gideren internet, postmodern örgütlenmelere de ev sahipliği yapmakta ve sanal cemaatleşmeyi arttırmaktadır. Pandemi döneminde internet üzerinden geliştirilen sanatsal, kültürel, politik, felsefi ve eğitime dönük kollektif ve parasız etkinlikler, bilginin paylaşılmasının tek merkezde kalmaması açısından önemlidir. Sürekli internette online olarak dijitalize olmuş insan, özellikle de pandemi döneminde yaşadığı tedirginliği atmak için ev sınırlarında yersiz yurtsuzlaşarak, aidiyetini yitirip, bir cep telefonu aracının ekranı içinde kendine yeniden bir yurt edinmiştir. Arzu ile tüketim arasında sıkışmış nefsin, bu küçük araç sayesinde sanal tüketim mekanlarında sanki oradaymışçasına yaşadığı haz, ticari bir güç olarak kapitalizmin insanı, “pürüzsüz, engelsiz alanlar yaratmak amacıyla yersiz yurtsuzlaştırması” ve “yeniden yer yurt edindirerek”, “para kazandıran yeni oluşumlar yaratma” amacına hizmet etmektedir. Bu bağlamda makalede, dijitalleşen iletişim teknolojilerinin geliştirdiği yeni medya mecraları ile izleyici olarak bizlerin neye dönüşebileceği ve iletişim alanında biz akademisyenlere nasıl bir araştırma alanı yaratacağı sorunsalı üzerinden post-panoptikon, büyük veri (big data) superpanoptikon, sanal cemaatler ve postmodern örgütlenmeler, yersizyurtsuz/yeniden yurt edinme, gözetimsel bakış gibi kavramlar ile bir çerçeve çizilmeye çalışılmıştır.