Hukukumuzda Dava Şartı Arabuluculuğun Uygulama Alanının Genişlemesi: Arabulucunun Rolü ve Zorunluluk Çerçevesinde İsviçre Hukuku ile Karşılaştırmalı Bir İnceleme


Tuncer Kazancı İ.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, cilt.30, sa.2, ss.809-854, 2026 (TRDizin)

Özet

Hukukumuzda arabuluculuğun temel düzenlemesi 2012 yılında yürürlüğe giren Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’dur. 2017 yılında İş Mahkemeleri Kanunu’nda yapılan değişiklik ile arabuluculuğa başvurma zorunluluğu getirilmiş ve devam eden süreçte de bazı uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurma dava şartı olarak kabul edilmiştir. Başta ihtiyarî olarak öngörülen arabuluculuk, bugün geldiğimiz noktada oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu esasen ihtiyarî arabuluculuğun niteliği ile örtüşen kolaylaştırıcı yani menfaat odaklı arabuluculuğu ilke olarak benimsemiştir. Oysa kanun koyucu bugün, arabuluculuğun teorik temelleri ile örtüşmeyecek biçimde arabuluculuğun İsviçre hukukunda ise durum tam tersidir. İsviçre hukuku açısından zorunlu uzlaştırma tercihi, uzlaştırmacının uyuşmazlıktaki konumu ile uyumludur. Her ne kadar arabuluculuk ile uzlaştırma farklı kavramları ifade etse de, uzlaştırmanın hak merkezli bir yaklaşımı içerdiği doktrinde kabul görmektedir. Buradan hareketle hak odaklı değerlendirici bir yöntem benimsenmiş ve buna uygun olarak zorunlu uzlaştırma kabul edilmiştir. Ayrıca zorunlu uzlaştırmayı getiren İsviçre hukukunda, uzlaştırmaya başvurmayı kolaylaştırıcı tedbirler devlet eliyle gerçekleştirilmektedir. Bugün geldiğimiz noktada, hukukumuzda da dava şartı arabuluculuğa tabi uyuşmazlıklar, gün geçtikçe geniş bir alana yayılmaktadır. Dava şartı arabuluculuğa ilişkin kanun gerekçeleri ile 2019-2023 yılları Yargı Reformu Stratejisi incelendiğinde, dava şartı arabuluculuğun kanunda benimsenen asıl arabuluculuk türü olduğu görülmektedir.