Gözetleme Kapitalizminden Sentezci Devlete: Tekno-Politik Çağda Fraktal Politika Mimarisi ve Yeni Demokratik Blok
Özgürlük Araştırmaları Kongresi, Ankara, Türkiye, 12 Eylül 2026, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Yapay zekâ, dijital platformlar ve veri ekonomisinin kapitalizmin
yapısal kodlarını köklü bir biçimde dönüştürdüğü günümüzde, bu değişim artık
yalnızca teknolojik bir ilerleme meselesi olarak değil, toplumsal sözleşmenin
temelinden sarsılması olarak ele alınmalıdır. Sosyal, ekonomik ve siyasal
boyutlarıyla çok katmanlı kırılganlıklar üreten bu süreç, sosyal bilimleri
geleneksel analiz çerçevelerinin ötesine geçerek yeni kavramsal araçlar
geliştirmeye zorlamaktadır. Mevcut yenilik ekosisteminin dinamiklerini
kavramakta zorlanan eski paradigmalar yerine, bu çalışma Donella Meadows’un “kaldıraç
noktaları” kavramından ilham alan bir sistem analizi önermektedir. Meadows’a
göre, bir sistemdeki parametre değişiklikleri statükoyu korurken, sistemin
amacını ve işleyişini besleyen zihinsel modellerin dönüşümü kalıcı ve devrimci
bir değişim üretir.
Demokrasinin güncel krizine bu perspektiften bakıldığında,
dijitalleşmenin yarattığı güvencesizlik hâlinin sınıfsal bir yarılmaya yol
açtığı görülmektedir. Alt sınıflarda sistem dışına itilme, orta sınıfta ise
statü kaybı ve aşağı düşme korkusu olarak somutlaşan bu kaygı dalgası, sağ
popülizmin iktidar alanını genişletmektedir. Popülist söylem, bu iki korku
öznesini ortak çıkarlarına rağmen birbirinden uzaklaştırırken, teknoloji
şirketleri de “devletin yeni şövalyeleri” maskesiyle kârı tekelleştirip riski
topluma yüklemektedir. Palantir'in “Teknolojik Cumhuriyet Manifestosu” bu
eğilimin simgesel bir dışavurumudur; dijital egemenlik, toprak ve devletle olan
geleneksel ilişkiyi aşındırarak demokratik meşruiyeti tehdit etmektedir. Tilly
ve Hintze’nin devlet oluşumu ile askeri-teknolojik dönüşüm arasındaki tarihsel
bağıntısı, bugün verinin bizzat “silahlaştırıldığı” bir sahada yeniden tezahür
etmektedir.
Bu çalışma, söz konusu tekno-distopik sürüklenmeye karşı bireyin görünmezleştiği
“hayalet yurttaşlık” haline bir çıkış yolu aramaktadır. Çözüm önerisi olarak
geliştirilen “Sentezci Devlet” modeli; Mariana Mazzucato’nun “girişimci devlet”inin
değer üretme kapasitesini, “üretken sosyal devlet”in insan geliştirme
vizyonuyla bütünleştirmeyi amaçlar. Dahrendorf’un otorite ilişkilerine dayalı
sınıf analizi ve Fraser’ın “katılım paritesi” ilkeleriyle desteklenen bu model,
kimliği sınıfa indirgemeyen, ancak sınıfı toplumsal yaşamın her alanına
genişleten yeni bir toplumsal sözleşme önermektedir.
Sonuç olarak, çalışma demokrasiyi defansif konumundan çıkaracak bir “fraktal politika mimarisi” tartışmasına açmaktadır. Bu mimari, misyon odaklı inovasyon politikalarını merkeze alarak, sınırları belirsiz kriz dönemlerini çok ölçekli ve katılımcı bir yapıyla yönetmeyi hedefler. Kabileci kutuplaşma taktiklerine karşı, yerel köklenmeyi sağlayan ve ortak bir gelecek tasavvurunda birleşen yeni bir demokratik bloğun imkânları, bu sentezci devlet modelinin hipotetik sözleşmesi üzerinden sorgulanacaktır.