ALACAĞIN DEVRİNDE DEVİR YASAĞI ANLAŞMALARININ ALACAKLARIN FİNANSMAN VE TEMİNAT İŞLEVİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ


Creative Commons License

Saraçoğlu S.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, cilt.30, sa.2, ss.1315-1346, 2026 (TRDizin)

Özet

Bir alacağın alacaklısı ile borçlusunun aralarında yapacakları anlaşma ile alacağa ilişkin devir yasağı kararlaştırmaları mümkündür. Söz konusu alacağın devri halinde, bu devir yasağının devralana karşı ileri sürülebilmesi ve devrin geçerliliğine etkisi, çeşitli ülke hukuklarında ve bazı uluslararası düzenlemelerde farklı şekillerde ele alınmaktadır. Günümüz modern ekonomik düzeninde, alacağın devri teminat ve finansman sağlamak bakımından önemli bir araç haline geldiğinden, böyle bir yasağın etkisi alacağın söz konusu işlevleri ile doğrudan ilgilidir. Zira devir yasağı anlaşmasının alacağın tedavül kabiliyetini azaltması mümkündür. Bu çalışmada, devir yasağı anlaşmalarının hukuki sonuçlarına ilişkin çeşitli modeller ele alınacak ve bu modellerin alacakların teminat ve finansman işlevi karşısındaki uygunluğu değerlendirilecektir. Ayrıca, Türk ve İsviçre hukukunda bu konuda bir revizyona ihtiyaç bulunup bulunmadığı sorusuna yanıt aranacaktır.
The creditor and the debtor may agree to prohibit the assignment of the receivable. If the receivable is nevertheless assigned, the extent to which such a prohibition of assignment is enforceable against the assignee and its effect on the validity of the assignment are addressed differently in various national legal systems and in certain international instruments. In the contemporary economic order, the assignment of receivables is a vital tool for providing security and financing; therefore, the effects of such a prohibition are directly related to these functions of receivables. Indeed, an agreement prohibiting assignment may restrict the negotiability of the receivable. This study examines different models concerning the legal consequences of agreements prohibiting assignment and evaluates their suitability in light of the security and financing functions of receivables. It also seeks to assess whether a revision of the existing approach in Turkish and Swiss law is warranted.