Mikroabrazyon ve Rezin İnfiltrasyonunun Kombine Uygulanmasıyla Post-Ortodontik Beyaz Lezyonların Tedavisi Olgu Sunumu


Creative Commons License

Özkul D., Tepe H., Yaman B. C.

26. Restoratif Diş Hekimliği Derneği Kongresi, Gaziantep, Türkiye, 8 - 10 Kasım 2025, ss.249-250, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Gaziantep
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.249-250
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Ortodontik tedavi sonrasında gelişen başlangıç çürüğü lezyonları, özellikle mine yüzeyinde estetik kaygıya yol açan demineralizasyon alanlarıdır. Bu olguda mikroabrazyon ve rezin infiltrasyon tedavisinin ardışık uygulanması ile mine yüzeyindeki opasite görünümünün azaltılması ve çürük lezyonlarının iyileşmesi amaçlanmıştır.

Yöntem: 16 yaşında erkek hasta ortodontik tedavi sonrası alt ve üst anterior dişlerinde estetik şikayetle kliniğimize başvurmuştur. Yapılan klinik muayenede alt çenede #34-44 numaralı dişler arasında, üst çenede #11, #21, #13, #23 numaralı dişlerde başlangıç çürük lezyonları ve #12, #14, #22, #24 numaralı dişlerde kavitasyonlu mine-dentin lezyonları saptanmış[r. Hastadan ekstraoral ve intaoral fotoğraflar alınmıştır. İlk seansta rubber-dam (Sanctuary, Malezya) izolasyonu altında üst çene anterior dişlere Opalustre %6,6 hidroklorik asit patı (Ultradent, ABD) ve OpalCups (Ultradent, ABD) ile mikroabrazyon işlemi uygulanmış; ardından #14-24 numaralı dişler arasında lezyon yüzeylerine 2 dakika %15’lik hidroklorik asit jel (ICON-Etch, DMG, Almanya) uygulanıp suyla uzaklaştırıldıktan sonra 30 sn etanol (ICON-Dry, DMG,Almanya) uygulanmış ve bu işlemler 2 kez tekrar edilmiştir. Son olarak proksimal kontakt alanları korunarak, rezin (ICON-Infiltrant, DMG, Almanya) kullanım talimatlarına göre uygulanmış 40 sn polimerize edilmiştir. Polisaj işlemleri fine grenli polisaj diski (12-15 µm, Super-Snap , Shofu, Japonya) ve lastikler (Enhance Pogo, Dentsply-Sirona, ABD) ile tamamlanmıştır. İkinci seansta aynı işlemler alt çene #34-44 numaralı dişler arasına uygulanmıştır. Tüm işlemlerin ardından kavitasyon içeren #12, #14, #22 ve #24 numaralı dişler selektif etch modda adeziv (Clearfil SE bond, Kuraray, Japonya) uygulandıktan sonra kompozit rezin (A2 Spectra ST HV, Dentsply-Sirona, ABD) kullanılarak restore edilmiştir. Bitrme ve polisaj işlemleri, polisaj diskleri (Super-Snap, Shofu, Japonya) ve lastikler (Enhance Pogo, Dentsply-Sirona, ABD) kullanılarak gerçekleştirilmiştir.

Bulgular (sayısal ve istatistiki veriler): Tedavi sonrası kontrol seansında mine yüzeylerindeki beyaz leke opasitelerinde belirgin azalma, parlaklıkta artış ve estetik iyileşme gözlenmiştir.

Sonuç(lar): Mikroabrazyon ve rezin infiltrasyon tedavisinin ardışık kullanımı, post-ortodontik beyaz lezyonların tedavisinde minimal invaziv, este)k açıdan tatmin edici ve hasta konforunu artıran bir yaklaşımdır. Bu kombine yöntem, uygun endikasyonlarda invaziv restoratif işlemlere kıyasla daha etkili bir alterna)f olarak değerlendirilebilir.

Anahtar Kelimeler: Mikroabrazyon, Rezin İnfiltrasyon, Ortodontik Tedavi, Minimal İnvaziv Restorasyon

Aim: White spot lesions that develop following orthodontic treatment are demineralized areas on the enamel surface that cause esthetic concerns. In this case, it was aimed to reduce the opacity appearance on the enamel surface and improve the carious lesions through the sequental application of microabrasion and resin infiltration treatment.

Method: A 16-year-old male patient presented to our clinic with esthetic complaints regarding his maxillary and mandibular anterior teeth following orthodontic treatment. Clinical examination revealed initial carious lesions between the mandibular teeth #34-44 and on the maxillary teeth #11, #21, #13, and #23, as well as cavitated enamel-dentin lesions on teeth #12, #14, #22, and #24. Extraoral and intraoral photographs were taken. In the first session, under rubber dam isolation (Sanctuary, Malaysia), microabrasion was performed on the maxillary anterior teeth using Opalustre 6.6% hydrochloric acid paste (Ultradent, USA) and OpalCups (Ultradent, USA). Subsequently, 15% hydrochloric acid gel (ICON-Etch, DMG, Germany) was applied for 2 minutes to the lesion surfaces between teeth #14-24 and rinsed off with water, followed by ethanol application (ICON-Dry, DMG, Germany) for 30 seconds. These steps were repeated twice. Finally, the resin (ICON-Infiltrant, DMG, Germany) was applied according to the manufacturer’s instructions while preserving the proximal contact areas and light-cured for 40 seconds.Polishing was completed using fine-grit polishing disks (12-15 µm, Super-Snap, Shofu, Japan) and polishing cups (Enhance PoGo, Dentsply-Sirona, USA). In the second session, the same procedures were applied to the mandibular teeth between #34-44. After all procedures, the cavitated lesions on teeth #12, #14, #22, and #24 were restored with composite resin (A2 Spectra ST HV, Dentsply-Sirona, USA) following the application of an adhesive (Clearfil SE Bond, Kuraray, Japan) in the selective-etch mode.Finishing and polishing were performed with polishing disks (Super-Snap, Shofu, Japan) and cups (Enhance PoGo, Dentsply-Sirona, USA).

Findings: At the follow-up appointment, a noticeable reduction in the white spot opacity, increased surface gloss, and significant esthetic improvement were observed on the enamel surfaces.

Conclusion: The sequential use of microabrasion and resin infiltration provides a minimally invasive, esthetically satisfactory, and patient-friendly approach for the treatment of post-orthodontic white spot lesions. This combined technique can be considered a more effective alternative to invasive restorative procedures when used with proper indications.

Keywords: Microabrasion, Resin Infiltration, Orthodontic Treatment, Minimally Invasive Restoration