Lohusalık Döneminde Kadınların Beslenme Alışkanlıkları ve Kilo Yönetimi


Creative Commons License

Çanlıoğlu F., Özerdoğan N.

Ebelikte Profesyonellik ve Bazı Özel Durumlarda Ebelik Hizmetleri 2, Prof. Dr. Gülbahtiyar DEMİREL, Editör, Bidge Yayınları, Ankara, ss.73-99, 2024

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Mesleki Kitap
  • Basım Tarihi: 2024
  • Doi Numarası: 10.70269/ffmtsa26loph
  • Yayınevi: Bidge Yayınları
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.73-99
  • Editörler: Prof. Dr. Gülbahtiyar DEMİREL, Editör
  • Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Lohusalık, doğumdan sonraki ilk altı haftayı kapsayan, kadınların yaşam döngüsünü hem fizyolojik hem de psikolojik olarak etkileyen, anneliğe geçiş ve adaptasyon süreci olarak tanımlanır. Lohusalık dönemindeki kadınlarda üreme organları, memeler, vücut ağırlığı, vücut oranları, cinsel yaşam, uyku düzeni ve beslenme şeklinde değişiklikler görülür (Haider, Mehdi, & Zehra, 2024). Bu dönemde görülen değişiklikler kadınlar için kritik ve zorlayıcı olabilmektedir (Sendas & Freitas, 2024). Lohusalık döneminde beslenme hem anne hem de bebek sağlığı için çok önemlidir. Çünkü beslenme ile anne kendi fizyolojik besin gereksinimlerini karşılarken aynı zamanda emzirme ile bebeğinin fizyolojik besin ihtiyaçlarını da karşılar. Annenin yeterli ve dengeli beslenmesi dolaylı olarak bebeğinin fizyolojik, nörolojik ve beyin gelişimini etkiler (Bathula, Helena & Avvaru, 2024). Özellikle lohusalık döneminde beslenme şekli sosyo-ekonomik faktörler, inançlar, kültürel gelenekler, coğrafi konum, yaşam tarzı, kültürel bağlam ve geleneklere göre değişiklik gösterebilmektedir (Olajide, van der Pligt & McKay, 2024; WHO, 2020). Lohusalık dönemindeki beslenme şekli bilimsel olmayan eski geleneksel-kültürel değerlerden etkilenerek, sağlıksız beslenme davranışı ve sorunlarını beraberinde getirebilmektedir. Örneğin; Çin’de lohusalık döneminde soğuk olarak atfedilen meyve ve sebze alımının kısıtlandığı ancak bu durumun kabızlık ve hemoroid oranlarının artmasına neden olduğu belirtilmektedir. Halk tarafından, bu kısıtlamalara uyulmadığında kadınların gelecekteki yaşamlarında daha kötü sağlık sorunları yaşayabileceğine inanılmaktadır (Liu & ark., 2009; Cui & ark., 2006; Mao & ark., 2004; Holroyd, Twinn & Yim, 2004).

Lohusalık dönemindeki yaşam tarzı değişikliklerinden beslenme alışkanlıkları ve kilo yönetimi; kültür, sosyo-ekonomik durum, eğitim ve iş düzeyi gibi faktörlerle ilişkilendirilmiş, ayrıca bilgi eksikliği, zaman kısıtlılığı, destek sistemlerinin yetersiz olması, kültürel mit ve inançlar olumsuz etkileyen faktörler olarak belirtilmiştir (Kumari & ark., 2023). Kadınlar tarafından doğum sonrası iyileşme sürecine katkı sağlamak amacıyla yapılsa da sağlıksız beslenmeye yol açan yeme alışkanlıkları, aşırı kilo alımı ve obezite gibi kilo yönetimi ile ilgili sorunlara zemin oluşturmaktadır. Kilo fazlalığı faktörü, üreme çağındaki kadınlarda diyabet, hipertansiyon ve kardiyak hastalıklara neden olabilmektedir (Kumari & ark., 2023; Withers, Kharazmi & Lim, 2018). Sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve kilo yönetimi, lohusalık dönemindeki beslenme eğitimi ile desteklenerek kadınların sağlık davranışları olumlu yönde değiştirilebilir. Sağlıklı beslenmeyi olumsuz etkileyen kültürel uygulamaların sağlık profesyonelleri tarafından ele alınarak topluma bu konularda danışmanlık verilmesi gerekmektedir (Liu & ark., 2009). Bu derlemede; lohusalık döneminde kadınların beslenme alışkanlıkları, kilo yönetimi ve bu konuda ebelerin rolünün literatüre dayalı olarak incelenmesi amaçlanmaktadır.