CEZA HUKUKUNDA HİPOTETİK RIZA
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, cilt.28, sa.1, ss.405-438, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 28 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.33717/deuhfd.1856349
- Dergi Adı: Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.405-438
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Alman özel hukukunda uzun yıllardır kabul gören hipotetik rıza kavramı, ciddi eleştirilere rağmen mahkemeler ve akademisyenler tarafından ceza hukuku alanına da taşınmıştır. Bu kavram hekimin, kişinin olası riskler hakkında önceden aydınlatılmış olması hâlinde dahi tıbbi müdahaleye rıza göstereceği yönündeki savunmasına dayanmaktadır. Bazı yazarlar hipotetik rıza kavramını tamamen reddederken, diğerleri bu kavramın ceza hukukunda tanınması gerektiğini savunmaktadır. Ancak bu görüşü benimseyenler arasında dahi hipotetik rızanın hukuki niteliği konusunda bir uzlaşı bulunmaz. Doktrinde, hipotetik rızanın dayandığı hukuki temelleri açıklamaya yönelik çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bu çalışma, Türk ceza hukuku öğretisinde henüz kapsamlı biçimde ele alınmamış olan hipotetik rızanın kabul edilebilirliğini incelemeyi ve kabul edilmesi hâlinde hangi hukuki temellere dayanması gerektiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Hypothetical consent, which has long been recognised as a legal concept in German private law, has been extended to the field of criminal law by courts and legal scholars despite substantial criticism. The concept is based on the defence that the individual would have consented to the medical intervention even if they had been informed of the relevant risks in advance. While some authors reject hypothetical consent entirely, others argue that it should be recognised in criminal law. Nevertheless, even among its proponents, there is no consensus regarding the legal nature of hypothetical consent. The literature presents various approaches aimed at explaining the legal foundations upon which hypothetical consent may be based. This paper seeks to examine the acceptability of hypothetical consent, a concept that has not yet been thoroughly analysed in Turkish criminal law scholarship, and to identify the appropriate legal basis for it should it be accepted.