Hematolojik Malignitelerin Tanı ve Takibinde Kapsamlı Genetik Testlerin Derinlemesine İncelenmesi: Geniş Bir Hasta Kohortunda Karşılaştırmalı Farklı Analizler Bize Neler Öğretiyor?


Creative Commons License

Akbaş E., Yılmaz O., Işık S., Yavaşoğlu F., Durak Aras B.

3. Uluslararası Katılımlı Ulusal HematoOnkoGenetik Kongresi, Antalya, Türkiye, 27 - 30 Kasım 2025, ss.122-124, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.122-124
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Hematolojik Malignitelerin Tanı ve Takibinde Kapsamlı Genetik Testlerin Derinlemesine İncelenmesi: Geniş Bir Hasta Kohortunda Karşılaştırmalı Farklı Analizler Bize Neler Öğretiyor?

 

Giriş–Amaç: Hematolojik malignitelerde güvenilir tanı, doğru risk sınıflaması ve uygun tedavi seçimi; moleküler testler ile kromozomal yöntemlerin birlikte değerlendirilmesiyle mümkündür. Bu çalışmada merkezimizde hematoonkoloji NGS paneli yapılan geniş bir hasta grubunda, NGS-FISH-karyotip-RT qPCR sonuçları karşılaştırarak tanı ve prognoza katkılarının gösterilmesi amaçlanmıştır.

 

Yöntem: 2020- 2025 arasında NGS paneli yapılan 140 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Tanılar MDS (n=34), MPN (n=24), AML (n=14), ALL (n=11), diğer nadir malignite türleri ve benign(diğer) başlıklarında toplanmıştır. Karyotip 96, FISH 95, RT-qPCR 73 hastada uygulanmıştır. Pozitiflik NGS’de olası patojenik/patojenik varyant, karyotip/FISH’te anomali, RT-qPCR’da hedef mutasyon/füzyon varlığı olarak tanımlanmıştır.

 

Bulgular: NGS paneliyle 140 hastanın 58’inde (%41,4) en az bir patojenik mutasyon saptandı. Bu oran MDS olgularında %59, AML’de %71 iken MPN grubunda mutasyon pozitifliği yaklaşık %29 idi. Buna karşılık, karyotip analizi 96 hastanın 33’ünde (%34,4), FISH analizi 95 hastanın 29’unde (%30,5) anomali saptadı. RT-qPCR yapılan 73 hastanın 13’ünde (%17,8) hedef mutasyon (BCR ABL1, FLT3, NPM1, JAK2, PML RARA) tespit edildi. Karyotip kültürü başarısız olan 13 hastanın yarısından fazlasında (7/13) NGS, klinik açıdan anlamlı bilgi sağlayarak sitogenetik boşluğu doldurdu. NGS ile mutasyon saptanamayan olgularda karyotip ve FISH çoğu kez tanı ve risk sınıflandırmasını belirleyen bulgular verdi. Özellikle dengeli translokasyonlar ve geniş kopya sayısı değişiklikleri karyotip/FISH ile güvenle yakalandı. FISH sonuçları en çok +8 ve del(5q) gibi sayısal değişiklikler ile IGH ve KMT2A yeniden düzenlenmelerini tespit ederken karyotipte trizomi 8, monosomi 7, 1q kazancı ve kompleks karyotipler dikkat çekti. Bunun yanında sitogenetiği normal olan hastaların çok önemli bir kısmında NGS, tanı ve prognoza yön veren klonal mutasyonları (ASXL1, SF3B1, DNMT3A, SRSF2 vb.) ortaya çıkardı. AML’de NPM1, FLT3 ve RAS yolu mutasyonlarının; MDS’de ASXL1, SF3B1, TET2 ve SRSF2 mutasyonlarının; MPN’de ise JAK2 ve MPL mutasyonlarının ön planda olduğu görülmüştür.

 

Sonuç: Farklı genetik analizlerin entegre kullanımı, özellikle MDS ve AML hastalarında tanısal verimliliği artırmakta ve hasta yönetiminde kritik rol oynamaktadır. Bu geniş kohort çalışması karyotip ve FISH yöntemlerinin translokasyon ve kopya sayısı değişikliklerini tespit etmedeki vazgeçilmez rolünü; NGS’nin ise özellikle sitogenetiği normal olgularda klonal mutasyonları yakalayarak tanı ve prognoza çok önemli katkılar sağladığını ortaya koymaktadır. Ayrıca bu sonuçlar, hematolojik malignite şüphelerinde test sıralaması ve önceliklendirmesine ilişkin istem algoritmalarının güncellenmesine katkı sağlamaktadır.

 

Anahtar Kelimeler: Hematolojik malignite; NGS, RT-qPCR, Karyotip, FISH