Eski Türkçede Ölüm Metaforu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YAĞMUR KURTAY

Danışman: Ferruh Ağca

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ölüm, insanlık tarihi boyunca her kültürde derin bir anlama sahip olan evrensel bir olgudur. İnsanlar, bu kaçınılmaz gerçekliği ifade etmek ve anlamlandırmak için sıklıkla metaforlardan yararlanmışlardır. Metaforlar, soyut kavramları somut terimlerle açıklayarak, bilinmeyeni bilinir kılma işlevi görür. Ölüm de, doğrudan konuşulmaktan kaçınılan ve farklı kültürel bağlamlarda metaforlar vasıtasıyla insanlar için daha kabul edilebilir bir duruma getirilen kavramdır. Türk kültüründe ölüm, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde derin bir manevi ve sembolik anlama sahiptir. Türklerde ölüm, yalnızca fiziksel bir son değil, aynı zamanda ruhsal bir yolculuk olarak kabul edilmiş, bu yolculuk çeşitli metaforlar aracılığıyla ifade edilmiştir. Bu tez çalışmasında öncelikle metafor kavramı ele alınmış, daha sonra ölüm ve ölümün kültürel, toplumsal ve felsefi boyutuna değinilerek teorik bir alt yapı oluşturulmuştur. Ardından, Eski Türkçede ölümle ilgili kullanılan metaforlar tespit edilerek, ölüm kavramının dilsel ve kültürel boyutları incelenmiştir. Eski Türk yazıtları ve Uygur metinleri üzerinde yapılan bu çözümlemeler, ölümün farklı metaforlarla nasıl ifade edildiğini ve bu metaforların toplumun ölüm algısıyla nasıl örtüştüğünü ortaya koymuştur. Çalışmada ölümün dildeki yansımaları üzerinde de durulmuştur. "Uç-,", "adrıl-", "öl-", "yok bol-," "kergek bol-" gibi çeşitli ifadeler incelenerek, bunların kültürel ve tarihsel bağlamları açığa çıkarılmıştır. Bu tez, Eski Türkçede ölüm kavramının anlaşılmasına yönelik yeni bir bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır.