’Rotator kablonun Manyetik Rezonans Görüntülemede ve Artroskopide Görüntülenebilirliğinin ve Fizik Muayene Etkisinin Araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZÜBEYİR AKKOYUN

Danışman: Muhammed Cüneyd Günay

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Akkoyun, Z., Rotator Kablonun Manyetik Rezonans Görüntülemede ve Artroskopide Görüntülenebilirliğinin ve Fizik Muayeneye Etkisinin Araştırılması, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Tıpta Uzmanlık Tezi, Eskişehir, 2025. Bu çalışma, 2019-2024 yıllarında aynı cerrah tarafından omuz artroskopisi yapılmış, supraspinatus tendonunda yırtığı olan 128 hasta (82’si kadın, 46’sı erkek, ortalama yaş 57,1) ile yapıldı. 58’inin ameliyat öncesi MRG görüntülerine ulaşılabildi. Hastaların artroskopi görüntüleri, ameliyat raporları, MRG görüntüleri ve ameliyat öncesi muayene notları incelendi. Rotator kablonun artroskopideki görünürlüğü 79/128 (%61,7), MRG’deki görünürlüğü 38/58 (%65,5) bulundu. Subskapularis yırtık evresi daha ileri olanlarda, supraspinatus yırtık boyutu daha büyük olanlarda ve daha genç hastalarda, daha anterioru ilgilendiren supraspinatus yırtıklarında kablonun artroskopideki görünürlüğün azaldığını; cinsiyetin, yırtığın parsiyel ya da tam kat oluşunun ise artroskopideki kablo görünürlüğünü etkilemediğini; MRG’deki kablo görünürlüğünün ise bu faktörlerin hiçbirinden etkilenmediğini gördük. Artroskopideki kablo görünürlüğünün, yırtığın lokalizasyonunun ya da MRG’deki kablo kalınlık ve genişlik değerlerinin aktif omuz abdüksiyonu ve elevasyonuna anlamlı bir etkisi olmadığını gördük. MRG’de ortalama kablo genişliğini 10,5±3,5 mm (en az 3, en fazla 16), ortalama kalınlığını 0,90±0,23 mm (en az 0,5, en fazla 1,5) bulduk. Supraspinatustaki yırtığın lokalizasyonunun ve büyüklüğünün, yaşın, cinsiyetin, subskapularis yırtık evresinin, artroskopideki kablo görünürlüğünün kablo kalınlık ve genişliğine anlamlı bir etkisi olmadığını gördük. Sonuç olarak kablo görünürlüğünü değiştiren faktörler olduğunu, kablo belirginliğinin kliniğe anlamlı yansımadığını, kablonun tespit edilmesinde daha aydınlatılması gereken noktaların var olduğunu göstermiş olduk.