Psikojenik non-epileptik nöbet tanılı kişilerin, kişilik, beck depresyon ve anksiyete ölçekleriyle değerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, SİNİR BİLİMLERİ ANABİLİM DALI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER CİHANER

Danışman: OĞUZ OSMAN ERDİNÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Psikojenik Non-Epileptik Nöbetler (PNES) elektroensefalografide anormal deşarjlardan kaynaklanan bozulmalar olmaksızın epilepsiye benzer karakteristiğe sahip olan ve sıklıkla psikiyatrik bir rahatsızlıktan kaynaklanan nöbetlerdir. Bu tez çalışmasında, PNES tanılı hastaların kişilik özelliklerinin, depresyon ve anksiyete düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem ve Gereç: Araştırma retrospektif olarak dizayn edilmiştir. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Erişkin Nöroloji Polikliniği'ne 2013-2018 yılları arasında başvurmuş ve yapılan muayene sonucu PNES tanısı almış hastaların (n=20) ve aynı polikliniğe herhangi bir şikayetle başvurup patoloji saptanmamış sağlıklı (n=20) bireylerin kişilik özellikleri Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI) ile, depresyon ve anksiyete düzeyleri ise Beck Depresyon ve Beck Anksiyete ölçekleriyle değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmanın deney ve kontrol grubu arasında; Depresyon düzeyleri açısından ki-kare yöntemi ile karşılaştırıldığında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır (χ²=14,545 ve p<0,05). Anksiyete düzeylerine bakıldığında güçlü bir ilişki olduğu saptanmıştır (χ²=18,311 ve p<0,05). MMPI alt ölçekleri Mann-Whitney testi ile karşılaştırıldığında, alt ölçeklerden Hs5k, D, Hy, Pd4k, Pa, Pt1k, Sc1k ve Si ölçeklerinin deney ve kontrol grubu ile ilişkili olduğu saptanmıştır (p<0,05). Sonuç ve Öneriler: Yapılan analizler sonucunda PNES hastalarının 6'sında (%30) minimal, 4'ünde (%20) hafif, 6'sında (%30) orta ve 4'ünde (%20) şiddetli düzeyde depresyonun olduğu tespit edilmiştir. PNES hastalarının 4'ünde (%20) minimal, 5'inde (%25) hafif, 4'ünde (%20) orta ve 7'sinde (%35) şiddetli düzeyde anksiyete görülmüştür. Araştırmanın kontrol grubunun 16'sında (%80) minimal, 4'ünde (%20) hafif düzeyde depresyon ve anksiyete tespit edilmiştir. Orta ve şiddetli düzeyde depresyon ve anksiyete bulgusuna rastlanmamıştır.