Deneysel omurilik yaralanmasında metilprednizolonun ve klopidogrelin etkinliğinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2013
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OĞUZHAN DİNÇ
Danışman: MURAT VURAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dinç O, Deneysel Omurilik Yaralanmasında Metilprednizolon ve Klopidogrel'in Etkinliğinin Karşılaştırılması. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı Tıpta Uzmanlık Tezi, Eskişehir, 2013. Spinal kord travmasının patofizyolojisinde birbiri ile bağlı pek çok biyokimyasal ve moleküler kaskat sistemleri rol oynamaktadır. Sistemik vasküler değişiklikler, hücre içi elektrolit dengesi, biyokimyasal değişiklikler, lipid peroksidasyonu, serbest oksijen radikalleri, apoptozis, ekzitotoksisite, nörotransmiterler ve enerji metabolizması bunların başlıcalarıdır. Yapılan çalışmalar travma sonrası oluşan sekonder hasarın önlemesine ve azaltılmasına odaklanmıştır. Klopidogrel, trombosit aktivasyonunu ve agregasyonunu engelleyen ADP bağımlı bir antitrombosit ajandır. Yapılan birtakım deneysel çalışmalarda klopidogrelin antioksidan ve nöroprotektif etkisi gösterilmiştir. Deneysel spinal kord travma modeli oluşturulan çalışmamızda 40 adet sıçan kullandık. Kontrol grubunda normal biyokimyasal değerleri saptamak için 8 sıçan kullanıldı. Travma grubunda 8 sıçana total laminektomi yapılarak anevrizma klibi ile kord kompresyonu uygulandı. Aynı işlemler travma+çözücü grubuna uygulanarak sodyum klorür çözeltisi intraperitoneal yolla tatbik edildi. Travma+metilprednizolon grubuna 30 mg/kg bolus, 5,4 mg/kg idame dozu olarak 6 saat boyunca metilprednizolon intraperitoneal yolla verildi. Travma+klopidogrel grubuna da 5 mg/kg klopidogrel travma sonrası intraperitoneal yolla verildi. Tüm sıçanlar 48 saat sonra sakrafiliye edildi. Spinal kord doku örneklerinde SOD düzeyleri, plazmada ise MDA düzeyleri değerlendirildi. Çalışmamızda metilprednizolon ve klopidogrel verilen gruplarda plazma MDA düzeylerinin diğer gruplara göre düşük olduğu, fakat kord dokusunda ölçülen SOD seviyelerinde gruplar arasında anlamlı farklılık olmadığı görüldü. Bu bulgular bize klopidogrelin spinal kord travması tedavisinde nöroprotektif etkisinden dolayı kullanılabileceğini göstermiştir. Fakat klopidogrelin klinik etkinliğini kanıtlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyacımız vardır. Anahtar Kelimeler: Klopidogrel, nöroprotektif, spinal kord travması