Gramerleşme ve sözcükselleşme bağlamında eski Türk dilinde zarflar


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OSMAN ALİ ÇETİN

Danışman: Ferruh Ağca

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada; öncelikle dilbilim ve Türkoloji araştırmalarında zarflar betimlenmiş ardından sözcükselleşme ve gramerleşme teorileri açıklanmış, bu teoriler bağlamında eski Türk dili alanında asra, ınaru, içgerü, içre, ilgerü, kisre, öŋre, taşgaru, yokaru, kin, barça, anca ~ inçe, başlayu, ikile ~ ikileyü, birdem ~ birtem, birdemleti, birdemlig, yindem ~ yintem, örü, udu, basa, kata, oza, üze, yana ~ yene ~ yine, kodı, takı, arıtı, tüketi, uzatı, akuru ~ akru, bütürü ~ bütrü, keŋürü, ötrü ~ ötürü, turkaru, yagru ~ yaguru ~ yakru, yaşuru ~ yaşru, aşnu, ertiŋü, yanturu ~ yantru ~ yanduru ~ yandru, tutçı ~ tuçı ~ tutşı ~ tutaşı, kop, başlap, amtı, edgüti, idi, neŋ zarfları incelenmiştir. İncelemeler sonucunda kimi zarfların isim türünden sözcüklere çeşitli isim çekim eklerinin gelmesiyle semantik değişim, kategori değişimi, fonetik erozyon gibi gramerleşme süreçlerinden geçerek gramerleştiği kaynaşma, birleşme, semantik ve sentaktik kayıp gibi gramerleşme karakteristiklerini yansıttıkları görülmüştür. Kimi zarfların ise fiil türünden sözcüklere çeşitli fiil çekim eklerinin gelmesiyle semantik değişim, kategori değişimi, fonetik erozyon gibi gramerleşme süreçlerinden geçerek gramerleştiği donuklaşma, birleşme, semantik ve sentaktik kayıp gibi gramerleşme karakteristiklerini yansıttıkları görülmüştür. Az sayıda zarfın ise gramerleşmenin son aşaması olan fonetik erozyona uğradığı tespit edilmiştir.