Dünya edebiyatından örneklerle namevcudiyet (Absence) kavramı (Ölüm, kayboluş, boşluk, sessizlik)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YEKBİN BALÇIK

Danışman: Engin Bölükmeşe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Namevcudiyet (absence) kavramı edebiyatta bulunan yokluğu ve bu yokluğun gösteriminin tartışılmasını içerir. Edebiyat ve namevcudiyet; dil, hakikat, yazarın ve metnin ontolojik varlığı anlamında kökensel bir bağa sahiptir. Geriye dönük bir zamansallığa, varlık ve ize gönderme yapan absence kavramı, yokluktan farklı olarak, 'halihazırda' orada var olmayanın izini, işaretini belirtir. Bu sebeple temsil edilemezliğin göstergebilimine uyan namevcudiyet estetiği, edebi metindeki varlığını sessizlik, boşluk, kayboluş ve eksikliklerin işaretlenmesi biçiminde gerçekleştirir. Namevcudiyeti bu bakışla merkeze alan çalışmanın birinci bölümü: kavramın edebiyattaki anlamı, içeriği, gösterim biçimleri ve önemli örneklerini ele almaktadır. Bu bölümde ayrıca tezin ana tartışmasını oluşturan estetik bir kavram olarak absence'nin edebiyatla olan kökensel bağı; dil, hakikat ve yazarın felsefi soruşturması bağlamında tartışılmaktadır. Bölümü oluşturan son kısımda ise namevcudiyetin anlamı oyun ve ideoloji bağlamında sorgulanmaktadır. Ölümün Edebiyattaki Mevcudiyeti başlığını taşıyan ikinci bölüm; yazı ve ölüm arasındaki kökensel ilişki ve tekinsizlik (unheimlich) kavramından yararlanarak ölümün merkezi bir konumda olduğu Juan Rulfo'nun Pedro Páramo, Adalet Ağaoğlu'nun Dar Zamanlar üçlemesi ve William Faulkner'ın Döşeğimde Ölürken romanlarını ölü karakterler, ölüm deneyimi, yolculuk, göç ve ara konum bağlamlarında ele almaktadır. Kayboluş (verschwinden) kavramının ele alındığı üçüncü bölümde kimlik ve geçmişle hesaplaşma bağlamında poetik kayboluş, Max Frisch'in Stiller romanı ile Thomas Bernhard'ın Yok Etme romanları çerçevesinde tartışılmıştır. Hakikatin Göstereni Olarak Boşluk başlığını taşıyan dördüncü bölüm, Kafka'nın Dava ile Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanlarını hakikati yaratan ve saklayan boşluk bağlamında irdelemektedir. Tezin son bölümünü oluşturan Sessizlik ve Absence'de ise Minör Edebiyat bağlamında çokdillilik, üç nokta ve fotoğraf kullanımıyla Mıgırdiç Margosyan'ın eserleri ve kronolojinin bozulmasında erken ölümün romanın bütününe yayıldığı Vüs'at O. Bener'in Buzul Çağının Virüsü romanı incelenmiştir. Absence kavramının merkezinde ölüm, kayboluş, boşluk ve sessizlik konularını tartışan bu çalışma, edebi metnin kökeni ve anlamı olan namevcudiyeti bir kavram olarak ele alarak namevcudiyetin poetikasını yaratacak yeni bir yorum faaliyetini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Absence, Namevcudiyet, Yokluk, Kayboluş, Ölüm, Sessizlik, Boşluk.