BİBER BİTKİSİNDE KURAKLIK STRESİ KOŞULLARINDA PROLİN UYGULAMALARININ ISI ŞOKU VE DEHİDRİN PROTEİNLERİ ÜZERİNE ETKİSİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, Tarımsal Biyoteknoloji, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Tuğba Kara

Danışman: Sergül Ergin

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, yapay kuraklık oluşturmak amacıyla, 'Yalova Çorbacı 12' biber çeşidine ait 5-6 yapraklı biber fidelerine 14 gün boyunca %10'luk PEG 6000 çözeltisi uygulanmıştır. Kuraklık stresinin başlatılmasıyla birlikte (0. gün), 5. ve 10. günlerde 5 mM, 10 mM ve 20 mM'lık prolin çözeltisi yapraklara spreyleme şeklinde toplam 3 kez uygulanmıştır. Deneme sonunda biber yaprak örneklerinde iyon sızıntısı, yaprak oransal su kapsamı (YOSK) ve turgor kaybı (TK), prolin miktarı, toplam çözünebilir protein miktarı (TÇP), SDS-PAGE ve immünoblot analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, kuraklık stresiyle artan iyon sızıntısının prolin uygulamalarıyla azaldığı tespit edilmiştir. Kuraklık stresinin bitkilerde YOSK'u azalttığı ve TK'yı arttırdığı prolin uygulamalarının ise bu duruma olumlu yönde etki ettiği belirlenmiştir. Stressiz koşullarda yetiştirilen biber bitkilerinde uygulanan prolin konsantrasyonlarına bağlı olarak prolin miktarında çok önemli farklılıklar tespit edilemezken, kuraklık stresi koşullarında en yüksek prolin miktarı PEG 6000 uygulamasında, en düşük prolin miktarı PEG+10 mM uygulamasında belirlenmiştir. Toplam çözünebilir protein miktarı, kuraklık stresi ile azalırken, prolin uygulamalarının çok önemli bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. SDS-PAGE analizlerinde, yapılan uygulamalarla değişim gösteren 19 kDa ve 70 kDa aralığında bulunan protein bantları belirlenmiştir. İmmünoblot analizlerinde, 42 kDa'luk HSP 60 proteini bant yoğunluğunun PEG 6000 uygulamasında arttığı, ancak prolin uygulamaları ile azaldığı, PEG+ 5 mM uygulamasında ise en düşük seviyede olduğu belirlenmiştir. Kuraklık stresi koşullarında 19 ve 23 kDa'luk HSP 23 proteinin bant yoğunluğu PEG+5 mM prolin uygulamasında en yüksek seviyeye ulaşmıştır. 36 ve 33 kDa'luk dehidrinlerin bant yoğunluğunun kontrole göre PEG 6000 uygulamasında önemli ölçüde arttığı, PEG+5 mM ve PEG+10 mM prolin uygulamalarında azalma gösterdikleri tespit edilmiştir.