Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEKİR KARATAŞ
Danışman: Cengiz Dinç
Özet:
Düzensiz göç ve güvenlik ilişkisi zamanla geçirdiği değişim nedeniyle 20 yüzyılda küresel düzeyde önemli bir konu olmuştur. Arap Baharı ve Suriye Krizi sonrası, bu bölgelerde oluşan güvenlik sorunları nedeniyle çaresiz ve kendini tehlikede hisseden milyonlarca düzensiz göçmenin ana hedefi şüphesiz AB ülkeleri olmuştur. Avrupa’nın pek çok krizle uğraştığı dönemdeki bu göç hareketleri, AB politikalarında önemli değişimler meydana getirmiştir; sağ partilerin güç kazanmaya başlamış ve toplum üzerinde söylemler yoluyla güvenlikleştirme artmıştır. Bu sonuçların oluşumunda sadece göçmenler değil aynı zamanda değişen güvenlik algıları nedeniyle ortaya çıkan alternatif yaklaşımların öne sürdüğü AB içindeki çok boyutlu güvenlikleştirici aktörler ve koşullar da önemlidir. AB kurumları, güvenlik kuruluşları ve uygulamalarının yanında son dönem siyasi ikliminin en öne çıkan aktörleri sağ partiler ve popülist hareketler de söylemleriyle bu güvenlikleştirme sürecine katkı sağlayarak güç kazanmaktadırlar. Değişen medyanın da düzensiz göçmenlerin güvenlik sorunu haline gelmesinde önemli rolü bulunmaktadır. Çok boyutlu yaklaşımın gereği olarak, Avrupa’nın iç, ekonomik ve kültürel güvenlik alanlarına vurgu yapıldığı kadar göç edenlerin süreç içinde kaynak, transit ve hedef ülkelerindeki güvenlikleri de göz önüne alınmalıdır. Bu tez çalışmasında son dönemde Avrupa’ya yönelen düzensiz göç akınının çok katmanlı ve çok aktörlü güvenlik boyutlarıyla konunun nasıl ve ne derecede güvenlikleştirildiği ortaya konmaktadır. Çalışmada farklı boyutlarda çeşitli aktörlerce değişik kademelerde göçün güvenlikleştirilmesinin aslında bir güvenlik sorunu olmaktan çok güvensizlik korkusuyla ortaya çıktığı sonucuna varılmıştır.