Eskişehir Osmangazi Üniversitesi adli Tıp Anabilim dalı'na başvuran cinsel saldırı/istismar olgularının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLEK AHMETOĞLU

Danışman: Hüseyin Balcıoğlu

Özet:

Ahmetoğlu, D. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’na

başvuran cinsel istismar/saldırı olgularının değerlendirilmesi. Eskişehir

Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Tıpta

Uzmanlık Tezi, Eskişehir, 2023. Cinsel suçlar; tacizden ırza geçmeye kadar geniş

spektrumdaki olayların yer aldığı, içinde cinsel saldırı ve cinsel istismarı da içeren, bir

kimsenin vücut dokunulmazlığının ihlali ve en ileri durumda da vücuda organ veya

sair bir cisim sokulmasını kapsayan, fiziksel ve emosyonel travmaya yol açan oldukça

geniş bir suçlar topluluğudur. Çalışmamızda Eskişehir ilinde meydana gelmiş ve

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’na başvurmuş cinsel

istismar /saldırı olgularının analiz edilerek; Eskişehir ilinde cinsel saldırı ve istismar

vakalarının sosyodemografik özelliklerinin ortaya konulması, risk faktörlerinin

belirlenmesi, sanığa ait özelliklerin belirlenmesi, bu vakalarının tekrarlanmasını ve

yeni vakaların oluşmasını önlemek için farkındalık oluşturulması amaçlanmıştır.

Çalışmamız 01.01.2019 ve 31.12.2021 tarihleri arasında Eskişehir Osmangazi

Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nda retrospektif olarak

yürütülmüştür. Çalışmamızda incelenen 211 cinsel saldırı/istismar olgusunun

mağdurlarından yaş ortalaması 21.34 olan 168 (%79,6) olgu kadın, 43 (%20,4) olgu

erkek idi. Kadın olgulardan 123’ü (%73,7) bekar, 22’i (%13,2) evli idi. Mağdurların

eğitim düzeyleri incelendiğinde; olguların 31’i (%16,9) ilköğretim, 35’i (%19,1)

ortaöğretim, 84’ü (%45,9) lise ve dengi okul, 16’sı (%8,7) üniversite öğrencisi veya

mezunu idi. Tüm cinsel saldırı/istismar türleri birlikte değerlendirilerek olayın

meydana gelme şekilleri incelendiğinde; 81 (%38,4) olguyla en sık vajinal

penetrasyonun gerçekleştiği, onu sırasıyla 39 (%18,5) olguyla anal ve 21 (%10,0)

olguyla vajinal ve anal penetrasyonun izlediği görüldü. Cinsiyet, eğitim durumu,

penetresyon, ejekulasyon, sanık-mağdur ilişkisi ile ruhsal durumda bozulma arasında

anlamlı ilişki bulunmuştur. Çalışmamız sonucunda mağdurların ve saldırganların

sosyodemografik özellikleri incelendiğinde ülkemizde yayınlanmış çalışmalar ile

uyum içerisinde olduğu görülmektedir. Çalışmamızdan elde edilecek sonuçlar başta

kolluk kuvvetleri olmak üzere karar vericilere aktarılarak benzer vakaların tekrarının

önüne geçebilmek amacıyla multidisipliner çalışmalarla yol haritası çizilebilir.