Yüksek doz tedavi almayan miyelodisplastik sendrom ve akut miyeloid lösemi hastalarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Tugay Avcı
Danışman: Eren Gündüz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Miyelodisplastik sendrom (MDS) kemik iliğindeki hematopoietik öncül hücrelerin morfolojik ve fonksiyonel anormallikleri ile karakterize malign bir hematolojik hastalıktır. AML ise hematopoietik sistemin proliferatif, klonal, anormal farklılaşmış hücreleri tarafından infiltrasyonu ile karakterize hematolojik bir malignitedir. Hastaların yaş, risk durumları, performans durumları, ek hastalıkları göz önünde bulundurularak tedavi planlanmakta ve bazı hastalar yüksek doz tedaviyi tolere edememektedir. Bu çalışmada yüksek doz tedavi almayan MDS ve AML tanılı hastaların klinik ve laboratuar özelliklerinin yanı sıra aldıkları tedavilere olan yanıtların değerlendirilmesi amaçlandı. Çalışmaya ESOGÜTF İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Hematoloji Bilim Dalı'nda Ağustos 2010-Şubat 2020 tarihleri arasında WHO 2008 AML ve MDS tanı kriterlerine göre tanısı konmuş, 18 yaş üstü, yüksek doz tedavi almayan 120 hasta alındı. Tüm olguların 74 (%61.7)'ü erkek, 46 (%38.3)'sı kadındı. Hastaların 63 (%52.5)'ü MDS, 57 (%47.5)'si AML tanılı hastalardı. Hastaların 64 (%53.3)'ü azasitidin, 8 (%6.7)'i desitabin ve 48 (%40)'i ardışık azasitidin ve desitabin tedavisi almıştı. Hastaların tanı dönemi ve HMA sonrasındaki laboratuvar bulguları karşılaştırıldığında HMA sonrasında laboratuvar bulgularında anlamlı derecede iyileşme mevcuttu. Hastaların 63 (%52.5)'ünde tedaviye yanıt saptandı. MDS hastalarında sağkalım, AML hastalarına göre daha uzundu (p=0.003). Tedaviye yanıt oranı desitabin tedavisi alan grupta diğer gruplara oranla daha yüksekti (p=0.03). Desitabin tedavisinde azasitidine göre daha sık FEN atağı gözlendi. Azasitidin alan hastalarda diğer gruplara oranla sağkalım daha kısaydı. Azasitidin-desitabin alan grupta diğer gruplara oranla daha sık relaps/progresyon gözlenirken, son yanıt diğer gruplara oranla daha düşüktü. AML tanısı, FEN atağı varlığı, tedavi öncesi trombosit replasman sayısının yüksek olması mortalite riskini arttırırken, azasitidin kür sayısında artış riski azaltmaktaydı.