OSAS'lı hastalarda kognitif durum, otonomik fonksiyon, depresyon ve metabolik sendrom araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BENGÜ ERTAN
Danışman: OĞUZ OSMAN ERDİNÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Obstrüktif uyku apne sendromu (OSAS) uyku boyunca tekrarlayan üst hava yolu obstrüksiyonu epizotları ve sıklıkla kan oksijen desatürasyonu ile karakterize bir sendromdur. Sık tekrarlayan apneler sonucunda olan hipoksemi ve hiperkarbi hem periferik hem de santral kemoreseptörler aracılığıyla sempatik aktivasyon artışına, gündüz aşırı uykululuğa, kognitif fonksiyon bozukluğuna, depresyon yatkınlığına neden olmaktadır. Bu nedenle yaşam ve uyku kalitesi üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır. Bu çalışmada polisomnografi ile OSAS tanısı konulan hastalarda kognitif durum, otonomik fonksiyon bozukluğu, depresyon ve metabolik sendromun araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda sempatik deri yanıtı (SDY), istirahatte ve derin solunum sonrasındaki R-R interval (RRIV) değişkenliği, Hamilton Depresyon Ölçeği, MoCA testi, Epworth Uykululuk Skalası, Pittsburgh Uyku Kalite Ölçeği kullanıldı. Hastaların metabolik sendrom (MS) tanısı için bel çevresi, arteriyel tansiyonu, açlık kan şekeri ve HDL değerleri ölçüldü. Çalışmada hasta grubu 25 bireyden oluşmuştur. Kontrol grubu 30 bireyden oluşmuştur. Hasta grubunun yaş ortalaması 50,2±6,2, kontrol grubunun yaş ortalaması 43,5±12,2'dir. Hasta grubunda 9 (%36) hastada orta, 16 (%64) hastada ağır OSAS mevcuttur. Çalışmada SDY latans, RRIV ve derin solunum sonrasındaki RRIV değerlerinde hasta ve kontrol grupları arasında anlamlı sonuç bulunmadı. Hasta bireylerin bel çevresi, vücut kitle indeksi, Epworth uykululuk ölçeği, Pittsburgh uyku kalite ölçeği ve Hamilton depresyon ölçeği değerleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti. Metabolik sendrom ve kognisyon değerlendirildiğinde hasta ve kontrol grupları arasında anlamlı fark bulunmamaktadır.