Antenatal dönemde yapısal fetal anomali saptanan olguların 5 yıllık retrospektif incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA BAKIRCI
Danışman: Hüseyin Mete Tanır
Özet:
Bakırcı E. ‘Antenatal Dönemde Yapısal Fetal Anomali Saptanan Olguların 5
Yıllık Retrospektif İncelenmesi’, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Tıpta Uzmanlık Tezi, Eskişehir,
2024. Yapısal fetal anomaliler ile ilgili 5 yıllık veriler irdelenerek konjenital anomalili
gebeliklerin insidansını, anomali tiplerini ve anomalilerin dağılımını
değerlendirmektir.Çalışmamız retrospektif bir çalışma olup, Eskişehir Osmangazi
Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğine 2016-
2021 yılları arasında antenatal dönemde başvurmuş olan yapısal fetal anomali tanısı
alan 916 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, tarama test sonuçları,
invaziv test sonuçları, fetal anomali taraması sonuçları, ultrasonografi bulguları
dokümente edilmiştir. Çalışmaya 916 olgu dahil edilmiştir. Fetal yapısal anomali oranı
%1,1 olarak saptanmıştır. Olguların yaş ortalaması 28,59±6,02 yıl idi. Olguların
%25,5’inde abortus öyküsü saptanmıştır. En fazla santral sinir sistemi (%34,9), multipl
(%20,6) en az kraniyofasiyal (%1) anomaliler saptanmıştır. Santral sinir sisteminde en
fazla ventrikülomegali (%24,4), kardiyak anomalilerden en fazla hipoplastik sol kalp
(%8,9), gastrointestinal sistemde en fazla omfalosel (%20,5), genitoüriner sistemde en
fazla megasistis (%19,4), kas iskelet sisteminde en fazla ekstremite anomalileri
(%34,9), solunum sisteminde en fazla diyafragma hernisi (%29,6) saptanmıştır.
Olguların %43,2’sinde terminasyon uygulandığı, %6,4’üne terminasyon sonrası
patolojik inceleme yapıldığı, %3,1’ine terminasyon sonrası genetik inceleme yapıldığı,
%6,3’üne operasyon yapıldığı, %5,9’unun terminasyonu kabul etmeyip terme ulaşmış
gebelikler olduğu, %4,7’sinin de postpartum exitus olduğu saptanmıştır. Çalışmamız
konjenital anomalilerle mücadelede coğrafi bölgesel farklılıkları anlamak ve ele almak
için kapsamlı, çok boyutlu bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Buna ek olarak, sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, erken teşhis ve müdahale
programlarının güçlendirilmesi ve risk faktörlerinin azaltılması yoluyla konjenital
anomali sıklığının düşürülmesi hedeflenmelidir.