Üreme çağındaki kadınların aile planlaması yöntemleri hakkında bilgi düzeylerinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF TÜMAY BENLİKAYA KARKAÇ

Danışman: HÜSEYİN BALCIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Aile planlaması, istenmeyen gebeliklerin önlenmesi ve anne–çocuk sağlığının korunmasında birinci basamakta temel bir halk sağlığı hizmetidir. Bu çalışmada, bir aile sağlığı merkezine başvuran üreme çağındaki kadınların aile planlaması yöntemlerine ilişkin bilgi düzeyleri, bilgi kaynakları ve yöntem kullanım durumları değerlendirilmiştir. Katılımcıların yaş ortalaması 31,27±7,29 yıl olup son bir ayda herhangi bir aile planlaması yöntemi kullanma oranı %73,0'dır; en sık kullanılan yöntem erkek kondomu (%34,0), geri çekilme (%20,5) ve rahim içi araçtır (%13,9). Yöntem kullananların yaş ortalaması kullanmayanlardan daha yüksek bulunmuş (32,29±6,86 vs. 28,52±7,75; p<0,001), evli olma (p<0,001), çekirdek ailede yaşama (p<0,001), eşin eğitim düzeyi (p=0,006) ve daha uzun evlilik süresi (medyan 9 yıl vs. 4 yıl; p<0,001) yöntem kullanımıyla anlamlı ilişkili saptanmıştır. Üç ve üzeri gebelik öyküsü (p<0,001) ile iki ve üzeri yaşayan çocuğa sahip olma (p<0,001) yöntem kullanımını artıran üreme öyküsü göstergeleri olarak öne çıkmıştır. Yöntem kullananlarda tıbbi korunma yöntemlerini bilme, aile planlamasını gerekli görme ve genel bilgi düzeyi anlamlı düzeyde daha yüksektir (tümü p<0,001); ayrıca eşle konuşmayı önemli görme (p=0,038) ve bilgi kaynağı olarak sağlık çalışanlarını kullanma (p<0,001) daha yaygındır. Çok değişkenli lojistik regresyon analizlerinde gelir düzeyinin artması erkek kondomu kullanım olasılığını artırmış (OR=2,07; p=0,002); yaş (OR=1,07; p=0,016) ve eğitim düzeyi (OR=1,98; p=0,016) RİA kullanımını artırmıştır. Evlilik süresi geri çekilme kullanımını artırırken (OR=1,075; p=0,001), eğitim düzeyi (OR=0,52; p=0,018) ve eşle akrabalık (OR=0,19; p=0,001) geri çekilme kullanımını azaltmıştır. Eğitim (OR=2,38; p=0,011) ve gelir (OR=2,47; p=0,045) modern yöntem kullanımını artırırken, geleneksel yöntem kullanımını azaltmıştır (eğitim OR=0,42; p=0,011; gelir OR=0,41; p=0,045). Sonuç olarak, aile planlaması yöntemi kullanımının yalnızca bireysel tercihle değil; yaş, evlilik/üreme öyküsü, hane yapısı, eşin eğitimi ve özellikle bilgi düzeyi ile sağlık çalışanına dayalı danışmanlık kaynaklarıyla yakından ilişkili olduğu görülmüştür. Birinci basamakta danışmanlık kalitesinin artırılması, doğru bilgiye erişimin güçlendirilmesi ve sosyodemografik kırılganlığı olan gruplara hedefli eğitim stratejileri geliştirilmesi, modern yöntemlerin benimsenmesini destekleyerek üreme sağlığı çıktılarında önemli kazanımlar sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Aile planlaması, üreme sağlığı, bilgi düzeyi, yöntem kullanımı