Acil servis uygulamalarında defansif tıp ve hekimin ceza sorumluluğu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, SAĞLIK HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞEYHMUS KAYA

Danışman: SEMİH YUMAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Başlık :Acil Servis Uygulamalarında Defansif Tıp Ve Hekimin Ceza Sorumluluğu Amaç: Türkiye'de acil tıp alanı 1990'lı yıllardan itibaren ivme kazanmış; bu süreçle birlikte acil servislerde acil tıp uzmanları ve eğitimli yardımcı sağlık personeli aktif olarak görev almaya başlamıştır. Sağlık sisteminin en kritik bileşenlerinden biri olan acil servislerin; kesintisiz, ücretsiz ve kolay ulaşılabilir hizmet sunması, yoğun bir talebi beraberinde getirmekte ve yıllık başvuru sayıları Türkiye nüfusunun yaklaşık iki katına ulaşmaktadır. Bu yoğun çalışma temposu ve yüksek risk ortamı, hekimlerin malpraktis iddiaları ve tazminat davalarıyla daha sık karşılaşmasına zemin hazırlamaktadır. Yöntem: Hukuki ve cezai sorumluluktan kaçınma kaygısı, hekimleri literatürde "defansif tıp" olarak adlandırılan savunmacı tıbbi uygulamalara yöneltmektedir. Ancak hekimlerin kendilerini güvence altına alma refleksiyle sergiledikleri bu tutum, sağlık hizmetlerinde aksamalara ve etik sorunlara yol açabilmektedir. Bu çalışmada; acil servis uygulamalarında hekimlerin defansif tıp kapsamındaki eylemleri ve bu eylemlerden kaynaklanan cezai sorumlulukları, Türk Ceza Kanunu hükümleri ve doktrindeki görüşler çerçevesinde ele alınmıştır. Çalışma kapsamında; hekimlerin hukuki koruma refleksiyle sergiledikleri pozitif ve negatif defansif tıp uygulamalarının ceza hukuku boyutları analiz edilmiştir. Özellikle sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu dağıtma saikiyle yapılan gereksiz tetkik ve konsültasyonlar ile tıbbi müdahaleden kaçınma şeklindeki eylemler; hekimin garantörlük statüsü, ihmali davranışla işlenen suçlar ve görevi kötüye kullanma suçu ekseninde kapsamlı bir şekilde irdelenmiştir. Sonuç: Çalışmanın sonucunda; defansif tıbbın hukuki bir kalkan olmadığı, aksine hekimleri daha ağır cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakabileceği vurgulanmıştır. Bu bağlamda sorunun çözümü için; sağlık hukukunda ihtisaslaşmış mahkemelerin kurulması, tıp eğitimi müfredatına hukuki farkındalık derslerinin entegre edilmesi ve acil servislerdeki iş yükünü azaltacak yapısal reformların hayata geçirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.