Trombosit aferezinin donör koagülasyon sistemi üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATİH TAŞTEKİN
Danışman: Eren Gündüz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Taştekin,F. Trombosit aferezinin donör koagülasyon sistemi üzerine etkisi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Tıpta Uzmanlık Tezi, Eskişehir, 2016. Aferez trombosit süspansiyonu; daha az lökosit içermesi, daha az sayıda donör gerektirdiğinden enfeksiyon riskinin az olması, havuzlama yapılmadığından bakteriyel kontaminasyon riskinin az olması, yeterli miktarda konsantre ürün elde edilmesi ve febril non-hemolitik transfüzyon reaksiyonlarını azaltmasıyla güvenli bir yöntemdir. Aferez donasyonu genel olarak güvenli bir işlem olarak kabul edilmekle birlikte işlemin koagülasyon,fibrinolizis ve trombosit aregasyonu üzerine etkileri net değildir. Ekstrakorporal dolaşımın olduğu hemodiyaliz ve açık kalp cerrahisinde olduğu gibi aferez donörlerinde de donör kanının yapay yüzeyler ile teması ve santrifüj sırasında eksternal kuvvetlere maruz kalması trombosit ve/veya lökositleri aktive edebilir. Çalışmamızda trombosit aferezi yapılan sağlıklı donörlerde işlem öncesi, işlemden hemen sonra, 1 gün sonra ve 1 hafta sonra olmak üzere trombosit-nötrofil, trombosit-monosit, trombosit-lenfosit agregat düzeyleri, trombosit aktivasyon göstergesi olarak CD62P (P-selektin) düzeyleri ve hemostatik sistemin aktivasyon göstergesi olarak protrombin fragman 1+2 düzeyleri çalışılarak aferez işleminin donörlerde ortaya çıkaracağı koagülasyon sistem değişikliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda trombosit-granülosit, trombosit-lenfosit ve trombosit-monosit agregat düzeylerinde trombosit aferezi sonrası azalmayı takiben 1. gün ile 1. hafta sonunda tekrar istatistiksel olarak anlamlı bir artış olması işlemin donörlerde prokoagulan bir duruma yol açtığını düşündürmektedir. Hemostatik aktivasyonun in vivo moleküler göstergesi olan protrombin fragman 1+2 ve trombosit aktivasyon göstergesi olan P-selektin düzeylerinde trombosit aferezi sonrasında azalma saptanmış, daha sonra ise artış olmakla birlikte bazal değere ulaşamamış ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Sonuç olarak, trombosit aferezi sonrası trombosit-granülosit, trombosit-lenfosit ve trombosit-monosit agregat düzeylerinde saptanan artış donörlerdeki hiperkagülabl durumu desteklemektedir.