Kemoterapi almış hastalarda geç dönem kardiyotoksisitenin doku doppler ekokardiyografi ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUNİSE ÇALIŞKAN
Danışman: ÖZCAN BÖR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çocukluk çağı kanserlerinde sağ kalım oranının artmasıyla kemoterapiye sekonder gelişen yan etkiler önem kazanmıştır. Kemoterapide sık kullanılan antrasiklinlerin en önemli yan etkisi kardiyotoksisitedir. Çalışmamızda kemoterapi almış hastalarda konvansiyonel ve doku Doppler ekokardiyografi (DDE) yöntemleri kullanılarak, antrasiklinlerin geç dönem kronik kardiyotoksisitesinin araştırılması planlandı. Antrasiklin kullanılan 50 hasta (23 erkek, 27 kız, ortalama yaş 11.6±3.9 yıl) ve kontrol grubu olarak 40 sağlıklı çocuk (17 erkek, 23 kız, ortalama 11.6 ± 3.6 yıl) çalışmaya alındı. Cinsiyet, yaş, kilo, boy ve vücut kitle indeksi açısından gruplar arasında fark yoktu (p > 0.05). Hastalar aldığı antrasiklin dozuna göre 3 gruba ayrıldı (Grup I'de 100-200 mg/m2, grup II'de 201-299 mg/m2, grup III'te ≥300 mg/m2). 2 boyutlu, M mode ekokardiyografi (EKO) ve doku Doppler ekokardiyografi ile sistolik ve diyastolik kardiyak fonksiyon değerlendirmesi yapılan grupların sonuçları karşılaştırıldı. Konvansiyonel EKO sonuçları hasta-kontrol grubu ve subgruplar arasında benzer bulundu (p>0.05). Septal mitral anulustan ölçülen doku Doppler ekokardiyografi sonuçlarında; hasta grubunda kontrol grubuna göre izovolümik gevşeme zamanı daha uzun (55.82±12.05'e karşı 50.15±7.85, p:0.037), miyokard performans indeksi (MPI) (0.38±0.05'e karşı 0.35±0.03, p:0.007) anlamlı olarak daha yüksek tespit edildi. Subgruplar ve kontrol grubu karşılaştırıldığında grup III'ün (>300 mg/m2) septal MPI değeri kontrol grubuna göre anlamlı yüksek (p=0.048), grup I ve II'nin MPI değerleri kontrol grubuyla benzer görüldü. Sonuç olarak; 300 mg/m2 üzerindeki antrasiklin dozunun kardiyotoksisite gelişiminde bir risk faktörü olduğu, konvansiyonel EKO bulguları normal görülmüşken, DDE'nin kronik antrasiklin kardiyotoksisitesini göstermede duyarlı bir yöntem olduğu saptandı.