Safevi Devleti'nin Doğu politikası (1501-1736)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, Tarih Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Rahim FARZAM
Danışman: Hasan Hüseyin Adalıoğlu
Özet:
Türkiye’deki Safevî çalışmaları, Safevî Devleti’nin Osmanlı Devleti ile olan ilişkilerine odaklanmakta ve Safevî-Osmanlı ilişkileri dar bir bakış açısıyla “Şiî-Sünnî çatışmasına” indirgenmektedir. Buna bağlı olarak Türkiye’de Safevîlerle ilgili çalışmaların büyük çoğunluğu “Kızılbaşlık”, “Şah İsmâil”, “Safevî Devleti’nde Türkmen aşiretlerin rolü” gibi alanlara sıkışıp kalmıştır. Bu da Bâbür ve Osmanlı İmparatorluğuyla birlikte dönemin en güçlü devletlerinden biri olan Safevîlerle ilgili yanlış ve eksik bir algının oluşmasına neden olmaktadır. On altıncı yüzyılın başlarında İran’da Safevî devleti iktidara gelirken aynı tarihlerde Timur’un halefleri Hindistan’da Bâbürlü İmparatorluğunu kurmuştur. İran ve Hindistan bu iki hanedan altında dönemin büyük güçleri olarak ortaya çıkmışlardır. Bu iki devlet yoğun etkileşim içerisinde olmuş ve birbirlerinin gelişmelerinde etkili olmuşlardır. Şah İsmâil’in 1510’da Özbek Şeybânî Han’ı yenmesinden sonra başlayan Safevî Devleti ile Bâbür imparatorluğu ilişkileri uzun zaman dostane bir çizgide seyretmiştir. Safevîler ile Bâbürlülerin ortak düşmanı olarak Özbeklerin bölgedeki faaliyetleri İran ile Hindistan arasındaki ilişkilerde etkili faktörlerden biri olmuş ve bu ortak sınır tehdidinin varlığı ilişkileri daha da yakınlaştırmıştır. İran’ın batı sınırlarındaki Osmanlı’nın yoğun askerî faaliyeti de Safevîleri doğu sınırlarını sakin tutmak için Bâbürlüler ile iyi ilişkiler geliştirmeye zorlayan diğer bir faktör olmuştur. Bununla birlikte her iki devlet açısından stratejik bir öneme sahip olan Kandehar zaman zaman ilişkilerde pürüz yaratan bir xiii faktör olarak öne çıkmıştır. Bunun yanı sıra Safevîlerin Bâbür İmparatorluğu hâkimiyetindeki Dekken Sultanlığındaki Şiîlerle kurduğu ilişkiler de her zaman Bâbürlüleri rahatsız etmiştir. Bu çalışma Safevî Devleti’nin doğu sınırındaki gelişmelere ve Bâbür İmparatorluğu ile kurduğu ilişkilere odaklanmaktadır.