Yenidoğanda topuk kanı alma sırasında uygulanan ayak refleksolojisi ve akupresur yöntemlerinin ağrıya etkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE ÖZGE DENİZ

Danışman: AYFER AÇIKGÖZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamız, term yenidoğanlarda topuk kanı örnek alımı öncesinde uygulanan ayak refleksolojisi ve Ki 3 ve St 36 noktalarına uygulanan akupresur yöntemlerinin girişimsel ağrıya etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç-Yöntem: Araştırma, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'nde 30 Ekim 2017 – 30 Mart 2018 tarihleri arasında sezaryen yol ile doğan ve örneklem seçim kriterlerine uyan 105 sağlıklı term bebek ile yapıldı. Çalışmada blok randomizasyon yöntemi ile atanmış 3 grup bulunmaktadır. Bunlar; ayak refleksolojisi uygulanan grup (n=35), akupresur uygulanan grup (n=35) ve herhangi bir uygulamanın yapılmadığı kontrol grubudur (n=35). Araştırmada veri toplamak amacıyla, "Yenidoğan Tanıtıcı Bilgi Formu" ve "Yenidoğan Ağrı, Ajitasyon ve Sedasyon Ölçeği (N-PASS)" kullanıldı. Verilerin analizinde SPSS 24.0 paket programından yararlanıldı. Bağımsız iki gözlemci tarafından elde edilen N-PASS puanlarının uyumuna sınıf içi korelasyon katsayısı (intra-class correlation coefficient (ICC)) ile bakıldı. Bulgular: Çalışmamızda yenidoğanların işlem sırasındaki ağrı puanları incelendiğinde, gruplar arasında önemli bir fark olduğu (p<0,05) saptandı. Yapılan ileri analizde akupresur ile ayak refleksolojisi gruplarının ağrı puanlarının benzer, kontrol grubunun ağrı puanının ise diğer iki gruba göre yüksek olduğu belirlendi. Oksijen saturasyonu değerleri ile yapılan grup içi karşılaştırmada; yalnızca kontrol grubundaki yenidoğanların işlem öncesi, sırası ve sonrasındaki oksijen saturasyon değerleri arasında fark saptandı (p<0,05). Ayak refleksolojisi ve akupresur gruplarında oksijen saturasyonunun daha stabil seyrettiği belirlendi. Kalp atım hızı ortalamaları (atım/dakika) ile yapılan grup içi karşılaştırmada refleksoloji yönteminde yenidoğanların kalp atım hızlarının daha stabil seyrettiği, akupresur ve kontrol gruplarında ise olumsuz etkilendiği saptandı. Ağlama süresinin refleksoloji ve akupresur gruplarına göre kontrol grubunda en uzun olduğu ancak bu sonucun istatistiksel olarak önemli olmadığı belirlendi. Sonuç: Çalışma sonucumuzda, yenidoğanlarda topuk kanı alma işlemi öncesinde uygulanan akupresur ve ayak refleksoloji yöntemlerinin ağrıyı azaltmakta etkili yöntemler olduğu saptandı. Önerimiz, yenidoğanlarda topuk kanı alma işlemi sırasında akupresur ve ayak refleksoloji yöntemlerinin ağrıyı azaltmak amacıyla sahada kullanılmasıdır. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, Ağrı, Topuk kanı, Ayak refleksolojisi, Akupresur, Hemşire