Bursa Çekirge Devlet Hastanesi'nde çalışan üreme çağındaki kadınların premenstrual sendrom(PMS) prevalansı ve PSM'nin yaşam kalitesi üzerine etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NİLAY AKMALI
Danışman: Nebahat Özerdoğan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Üreme çağındaki kadınlarda yaygın bir problem olarak gözlenen Premenstrual Sendrom (PMS), kadınların yaşam kalitesini etkileyen somatik, bilişsel, duygusal ve davranışsal semptomlar topluluğudur. Bu çalışmanın amacı, üreme çağındaki kadınlarda PMS'nin prevalansı, risk faktörleri ve yaşam kalitesine olan etkisini araştırmaktır. Çalışmanın evrenini Bursa Çekirge Devlet Hastanesi'nde çalışan üreme çağındaki 15-49 yaş arasında bulunan 597 kadın oluşturmuştur. Çalışma grubunu psikiyatrik rahatsızlığı olmayan, hamile olmayan, cerrahi ya da doğal yolla menopoza girmiş olmayan ve çalışmaya katılmayı kabul eden toplam 520 kadın oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında hastane ortamında yüzyüze görüşme ve anket yöntemi uygulanmıştır. Veri toplama araçları; araştırmacı tarafından geliştirilen kadınların sosyo-demografik özelliklerini, fiziksel özelliklerini, obstetrik-jinekolojik öyküsünü, PMS ile ilişkili olabilecek risk faktörlerini belirlemeye yönelik 'Kişisel Bilgi Formu','Türkçe Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği–Kısa Form (TDSÖYKÖ-KF)','Premenstrual Sendrom Ölçeği (PMSÖ)'ve 'Adet Öncesi Yakınmalar Etki Ölçeği (PMSIS)'dir. Çalışmaya katılan kadınların %61.2'si evli, %53.5'i üniversite mezunu, %47.5'i hemşire'dir. Grubun yaş ortalaması 32.92±7.21 ve menarş yaş ortalaması ise 13.35±1.50'dir. Araştırmamızda kadınların %51'i PMS semptomlarını yaşamaktadırlar. PMS prevalansı; hafif şiddette %33, orta şiddette %16 ve şiddetli olarak %2 oranında bulunmuştur. Öğrenim durumunun, gelir düzeyinin, gelir düzeyi algısının, premenstrual dönem şikayetlerinde hekime başvurunun, egzersiz yapma ve pasif sigara içiciliğine maruz kalma durumunun, yakın çevrede premenstrual semptomların yaşanma durumunun, menstruasyona karşı tutumun,dismenore şikayetinin, çikolata yeme ve günlük beslenme alışkanlığının, kola tüketimi ve yemeklerde tuz oranı tercihinin premenstrual semptomlar üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Lojistik regresyon analizine göre, kadınlarda gözlenen PMS ile kadınların menstruasyonda dismenore şikayeti yaşama durumu, menstruasyonla ilgili tutumları ve meslekleri ilişkili bulunmuştur. PMS'li kadınların PMSÖ alt boyut puanları ile TDSÖYKÖ-KF puanları arasında istatistiksel olarak ileri derecede anlamlı negatif yönde bir ilişki saptanmıştır (p<0.001).PMS kadınların yaşam kalitesini düşürmektedir. Anahtar Kelimeler: Premenstrual Sendrom, Üreme Çağındaki Kadınlar, Risk Faktörleri, Yaşam Kalitesi