Operatif histeroskopi sonrası intrauterin adezyonların değerlendirmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SAMET ARSLAN
Danışman: AHMET BAŞAR TEKİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İntrauterin adezyonlar ilk kez 1894 yılında Fritsch'in bildirdiği postpartum küretaj sonrası amenore izlenen yirmi beş yaşındaki bir olgunun sunulmasıyla literatüre girmiştir. İntrauterin adezyon insidansında günümüzde artış görülmektedir. Bunun iki nedeni; adezyon tanısının kolaylaşması ve adezyon oluşmasına neden olabilen intrakaviter uterin cerrahi uygulamalarının artmış olmasıdır. Prognozun adezyonların ciddiyeti ile olan yakın ilişkisi ve adezyonların yüksek derecelere varan nüks oranları sebebiyle erken tanı ve adezyon önleyici stratejiler önem arzetmektedir. Yine operasyon sonrası tekrar adezyon formasyonun önlenmesine yönelik tedbirlerin etkinlikleri de tartışmalıdır. Bu koşullar altında intrauterin adezyonların önlenebilmesine yönelik tedbirler büyük önem arzetmektedir. Bu çalışma operatif histeroskopi sonrası yapılan ofis histeroskopinin hem erken tanı hem de tedavide etkinliğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Retrospektif yöntemle planladığımız ve kontrollerin bir kısmı prospektif olarak gerçekleştirdiğimiz bu analitik çalışmamızda, Ocak 2014-Mayıs 2017 tarihleri arasında bilgisayar ortamındaki operasyon kayıtları esas alınarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde operatif histeroskopi uyguladığımız reprodüktif, perimenopozal ve postmenopozal dönemde olan ve farklı jinekolojik şikayetlerle polikliniğimize başvurmuş 78 hasta değerlendirmeye alınmıştır. Hastalardan postoperatif 1.hafta ve 1.ayda ofis histeroskopi yapılan hastalar grup 1; postoperatif 1.ayda ofis histeroskopi yapılan hastalar grup 2 olarak gruplandırıldı. Operasyon sonrası görüntüler değerlendirildiğinde her iki grup arasında adezyon görülme sıklığında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. Ancak postoperatif dönemde ofis histeroskopi yapılması planlanıyor ise bu işlemin erken dönemde yapılması hem erken tanı hemde tedavi şansı yaratabilmektedir. Bu düşüncenin desteklenmesi için daha çok sayıda hastayı kapsayan çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.