Kütahya ili Yenidoğan Sağlık Ocağı bölgesindeki 15-49 yaş grubundaki kadınların vajinal duş uygulamalarına sağlık eğitiminin etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SUNA ÜLKÜ

Danışman: Nebahat Özerdoğan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Vajinal duş (VD), tüm dünyada geleneksel olarak uygulanan bir yöntem olup; kadınların temizlik ya da tedavi amacıyla parmak veya bir materyal kullanarak vajen içini sıvı ile yıkamalarıdır. VD; cinsellik, kişisel hijyen, sağlık, hastalık inançlarıyla ilgili sosyo-kültürel ve dini değerlerden etkilenmektedir. Kadın vücudunu, menstruasyonu ve cinsel ilişkiyi kirli olarak tanımlayan kültürlerde vajinal duş daha yaygın olarak uygulanmakta ve çeşitli sağlık sorunlarına da yol açmaktadır. Bu çalışma, Yenidoğan Sağlık Ocağı Bölgesinde 15?49 yaş arası evli kadınların VD'a yönelik uygulama ve tutumlarının belirlenmesi, VD uygulayan kadınlara verilen eğitimle olumlu davranış değişikliğinin kazandırılması amacı ile yapıldı. Yenidoğan Sağlık Ocağı Bölgesinde yaşayan 15-49 yaş arası evli 5495 kadından, tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen 591 kadın araştırmanın örneklemini oluşturdu. Veri toplama aracı olarak; kadınların sosyo-demografik, obstetrik-jinekolojik ve vajinal duş uygulamasıyla ilgili özelliklerini sorgulayan anket formu kullanıldı. Veriler 23.12.2008?23.04.2009 tarihleri arasında araştırma kapsamına alınan kadınların evlerine gidilerek yüz yüze görüşme yöntemiyle toplandı. Anket formu uygulandıktan sonra VD uygulayan kadınlara, VD uygulaması ile ilgili hazırlanan eğitim broşürü kullanılarak 10 dk. süreli teke tek eğitim verildi. Evlere yapılan ilk ziyaret ve verilen eğitimden sonra, vajinal duş ile ilgili davranış değişikliğinin olup olmadığını belirlemek için 3 ay sonra ikinci kez evler ziyaret edildi. Bu ziyarette, kadınların eğitim sonrasında VD uygulamaya devam edip etmedikleri sorgulandı. Verilerin değerlendirilmesinde; chi-square (Fisher ? 2, Mc Nemar ? 2), Student t testleri kullanıldı.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, kadınların % 44.7'sinin VD uyguladığı belirlendi. Kadınların %77.8'inin hijyen sağlamak, %2.2'sinin ise geleneksel nedenler (aileden öğrenme) ve gebeliği önlemek için VD yaptığı tespit edildi. Kadınların %62.7'sinin 19 yaş ve altında ilk kez VD'u uygulamaya başladığı, %27.7'sinin VD uygulamasını arkadaşlarından öğrendiği, %68.6'sının VD'u yalnız su ile yaptığı, %83'ünün de VD'u oturarak yaptığı belirlendi. Kadınların %78'i VD'un zararlı olduğuna dair daha önce bilgi almadığını belirtti. Çalışma grubundakilerin oturdukları mahalle, yaşadıkları aile tipi, gelir durumu, oturduğu konut tipi, sigara içme durumu; obstetrik özelliklerinden doğum şekli, dış gebelik, preterm eylem ve düşük doğum ağırlıklı bebek öyküsü; jinekolojik özelliklerinden adet düzensizliği, cinsel ilişkiye girme sıklığı, aile planlaması yöntemi kullanma durumu, genital sistem enfeksiyon tedavisi alma ve tedavi sonucu ile VD uygulama durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı (p>0.05). Kadınların yaş, çalışma, öğrenim, eş öğrenimi, son bir ay içerisinde genital sistem enfeksiyonu belirtisi olduğunu ifade etmeleri ile VD uygulamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı (p 0.05). Kadınların evlilik yaşları, gebelik, doğum ve düşük sayıları ile VD uygulama durumları arasında anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.01; p<0.05). Araştırmamızda eğitim öncesi ve eğitim sonrası VD yapanlarda ileri derecede önemli farklılık saptandı (p<0.001). Kadınların eğitim sonrası davranış değişikliği oluşturma durumları ile öğrenim ve eş öğrenim durumları arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0.001; p<0.01). Araştırmamızda kadınların davranış değişikliği oluşturmaları ile çalışma durumları ve eş çalışma durumları arasında anlamlı bir ilişki belirlendi (p<0.05; p<0.01). Araştırma bulgularımız VD'un yaygın bir uygulama olduğunu göstermektedir. Kadın sağlığını olumsuz etkileyen bu uygulamanın önlenebilmesi için özellikle risk gruplarına yoğunlaşılarak sağlık eğitimi verilmesi önemlidir.