AML olgu örneklerinde TP53 mutasyonlarının retrospektif araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, Genetik Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAŞAK OCAK

Danışman: Beyhan Durak Aras

Özet:

Başlık: AML Olgu Örneklerinde TP53 Mutasyonlarının Retrospektif

Araştırılması

Amaç: Akut miyeloid lösemi (AML), sitotoksik tedavi sonrası, önceki bir

hematolojik hastalık dönüşümüyle veya de novo olarak ortaya çıkan, neoplastik

hematopoietik öncü hücrelerin klonal genişlemesinden kaynaklanan agresif bir

malignitedir. Genetik anomaliler tanı ve prognozda önemlidir. Gelişen genetik

yöntemlerle AML'deki genetik aberasyonların prognostik etkileri belirlenmektedir.

TP53 gen mutasyonu, ELN'nin son güncellemesinde kötü risk grubu olarak

sınıflandırılmıştır. Çalışmamızda, konvansiyonel ve moleküler sitogenetik analizler

sonucu, kötü risk sınıflandırmasında yer almayan ve kromozomal anomalisi

saptanmayan olgularda TP53 mutasyon analizi yapmayı ve elde edilen veriler

doğrultusunda olguların risk sınıflandırmalarında değişiklik olup olmayacağını

araştırmayı amaçladık.

Yöntem: Bu amaçla t(8;21), t(15;17), inv(16) saptanan veya normal karyotipe

sahip 50 olguda Real-time PCR yöntemi ile literatürde en sık saptandığı belirtilen

R175H, R273C, R248C ve R282 TP53 gen mutasyonlarının analizlerini

gerçekleştirdik.

Bulgular: AML tanılı olgularda TP53 mutasyonlarına yönelik gerçekleştirilen

Real-time PCR çalışmamızda; AML tanılı 50 olguda mutasyon saptanmamıştır.

Mutasyon varlığı saptanmaması sebebiyle çalışma grubumuzdaki ilgili gen

mutasyonlarının AML ile ilişkisi istatistiksel olarak değerlendirilememiştir.

Sonuç: TP53 mutasyonları ileri yaş ve kompleks karyotip ile ilişkilidir.

Vakalarımızın yaş ortalaması literatüre göre daha düşüktür ve sitogenetik bulguları

kötü prognostik etkiye sahip değildir. TP53 mutasyonlarının genellikle NGS yöntemi

ile tespit edilmesinin, RT-PCR analizimizde mutasyon saptayamamamızın

nedenlerinden olduğu düşünülmektedir. Literatürde en sık gözlenen R175H, R273C,

R248C, R282 mutasyonlarının, iyi prognostik sitogenetik anomalileri olan vakalarda

risk analizlerini etkilemediği gözlenmiştir. Daha fazla vaka ve NGS yöntemi ile

çalışmanın geliştirilmesiyle daha net veriler elde edileceğini ön görmekteyiz.