Patellofemoral Eklem Morfolojisi Parametreleri ile Kondromalazi ve Osteoartrit İlişkisinin ve Progresyona Etkisinin Araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURCU MERT
Danışman: Emre Emekli
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Patellofemoral eklem (PFE), dizin ön bölümünü oluşturan ve hareket sırasında önemli yük transferlerinin gerçekleştiği bir yapıdır. Bu eklemdeki morfolojik bozukluklar, dengesiz yük dağılımına ve kıkırdak hasarına yol açabilir. Bu çalışmanın amacı, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) kullanılarak PFE morfolojisine ait çeşitli kantitatif parametrelerin patellofemoral osteoartrit (PFOA) ve patellar kondromalazi (KM) ile olan ilişkisini değerlendirmek ve bu morfolojik özelliklerin hastalık şiddeti ve progresyonuna etkilerini incelemektir. Bu amaçla, çalışmaya 2010–2024 yılları arasında farklı zamanda en az iki kez diz MRG tetkiki yapılan, toplam 232 hastaya ait 305 tetkik dahil edildi. PFE morfolojisi; Wiberg tipi, patella transvers çapı, sulkus açısı, lateral patellar tilt açısı, lateral ve medial troklear inklinasyon açıları, troklear derinlik, Insall - Salvati indeksi (ISI) ve patellofemoral indeks (PFI) ölçümleri ile değerlendirildi. PFOA ve patellar KM bulguları, MRG tabanlı Kellgren - Lawrence ve Modifiye Outerbridge sınıflamalarına göre derecelendirildi. Elde edilen veriler analiz edilerek morfolojik parametrelerle hastalık şiddeti ve progresyonu arasındaki ilişki belirlendi. Analizler sonucunda; ISI ve PFI'nın hem PFOA hem de KM şiddeti ile anlamlı ilişkili olduğu; troklear derinliğin ise PFOA progresyonu ile anlamlı ilişki gösterdiği saptandı. Wiberg tip I morfolojisinin patellar KM ve KM progresyonu açısından koruyucu etkisi olduğu bulundu. Aynı zamanda, yaş faktörünün hastalık şiddeti ve progresyonu üzerinde anlamlı etkisi olduğu gösterildi. Bulgular, PFE morfolojisinin patellar kıkırdak sağlığı üzerinde belirleyici rol oynayabileceğini ortaya koyarken; çalışmanın longitudinal tasarımı, zaman içindeki değişimlerin ve hastalık progresyonunun değerlendirilmesine olanak sağlamıştır. Sonuç olarak bulgular, MRG ile ölçülebilen morfolojik parametrelerin PFOA ve patellar KM için erken tanısal göstergeler olarak kullanılabileceğini ve yüksek riskli bireylerin belirlenmesinde yardımcı olabileceğini göstermektedir.