Kisâî'nin kıraatının dilbilimsel analizi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ (DR), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MENSURE SÖNMEZ

Danışman: YUSUF KARATAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Arap dilinin en önemli gramer ekollerinden biri olan Kûfe ekolünün kurucusu Ali b. Hamza el-Kisâî dil alanında önemli bir yere sahip olup aynı zamanda meşhur yedi kıraat imamından biridir. Dil kurallarının dilciler tarafından kıraattan ilham alınarak daha sonra oluşturulmasından dolayı dil ile kıraat alanının birbirinden etkilenmesi kaçınılmaz bir durumdur. İslam âleminin meşhur yedi kıraat imamından biri olan Âsım b. Behdele ile Kisâî arasında kıraat ihtilafları bulunmaktadır. Bu çalışmada iki kıraat farklılığı filolojik açıdan incelenmiş ve anlam farklılıkları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu çalışma giriş, üç ana bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde tezin temel amacı, kapsamı ve sınırlılıkları ile izlenen yöntem belirtildikten sonra Kisâî'nin hayatı üzerinde durulmuş, kıraat ve nahiv ilmindeki yeri ele alınmıştır. Birinci bölümde anahatlarıyla kıraat ilmi ve dil-kıraat ilişkisi konusuna yer verilmiştir. İkinci bölümde Kisâî'nin, Âsım kıraatına göre farklı okuduğu kısımlar nahiv konuları açısından değerlendirilmeye tabi tutularak anlama etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Kıraat farklılıkları analiz edilirken önce gramer kuralları açısından değerlendirilip, irâb özellikleri verilmiş sonra filolojik tefsirlerden yararlanılarak açıklamalar yapılmıştır. Üçüncü bölümde sarf bilgisi içerisinde görülebilecek kıraat farklılıkları incelenip değerlendirilmiştir. Böylelikle kıraat ilminde dilsel hüccet olarak en çok başvurulan nahiv ve sarf ilmi açısından Kisâî'nin kıraatındaki farklılıklar incelenip değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde ise nahiv ve sarf açısından kıraat farklılıkları ile ilgili elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Kisâî kıraatındaki farklılıkların anlamı kökten değiştirecek nitelikte olmadığı ancak anlam zenginliği kapsamında görülebilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.