Cinsiyet hormonlarının oküler yüzey epitel hücrelerinde inflamatuar yolaklar üzerine etkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, Temel Tıp, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AFSUN ŞAHİN

Danışman: Didem Turgut Coşan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Androjenler dokuya spesifik anti-inflamatuar etki göstermektedirler. Lakrimal bezdeki lenfositik infiltrasyonu ve oküler yüzeydeki IL-6, IL-1β, TNF-α gibi pro-inflamatuar mediyatörlerin ekspresyonunu baskılamakta, anti-inflamatuar sitokin olan TGF-β sentezini arttırmaktadırlar. Ancak androjenlerin oküler yüzey üzerindeki inflamasyon yolakları üzerine etkileri henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. Bu çalışmada androjenlerin oküler yüzeydeki inflamatuar yolaklar ile ilişkisi araştırılmıştır. Gereç-Yöntem: Çalışmamızın ilk aşamasında pBABE-puro-hTERT retrovirüsü ile primer kornea epitel hücreleri enfekte edilmiştir. Projemizin ikinci aşamasında bu hücreler hiperozmolarite ile uyarıldıktan sonra pro-inflamatuar sitokin gen ifadesi (IFN-gamma, IL-1 beta, IL-6, IL-8) ölçülmüştür. Daha sonra androjenlerin ve östrojenlerin bu genler üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bulgular: Hiperozmolarite ile pro-inflamatuar gen ifadesinin anlamlı miktarda arttığı ve bu artışın androjenler ve östrojenler tarafından düzenlendiği bulunmuştur. Fosforilasyona özgü antikorlar kullanılarak yapılan Western blot analizinde, fosforile edilmiş p38, ERK ve JNK'nin, DHT tedavisi olmayan hOsM grubu ile karşılaştırıldığında, 500 mOsM hiperosmolar ortama maruz kaldıktan sonraki 15 dakika içinde kornea epitel hücrelerinde androjen ile ön işleme tabi tutularak inhibe edildiğini ortaya çıkardı, ancak ifadeleri 500 mOsM hiperosmolar ortama maruz kaldıktan sonraki 30 dakika içinde arttı. Fosforillenmiş p38, ERK ve JNK, hiperosmolar ortam maruziyetinin 15 ve 30 dakika içinde 17-b-estradiol ile ön tedavi ile inhibe edildi. Sonuç: Bu bulgular androjenlerin ve östrojenlerin oküler yüzeyde inflamatuar yolaklar üzerine etki gösterdiklerini ve kuru göz hastalığında cinsiyet farklılıklarından sorumlu olduğunu göstermektedir.