XII. ve XIII. yüzyıllarda Tebriz-Antalya İpek Yolu güzergahı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, İSLAM TARİHİ VE SANATLARI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA YILMAZ
Danışman: HASAN HÜSEYİN ADALIOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kültürel ve tarihsel açıdan, dünyanın, uluslar ve kıtalar arasındaki en önemli bağlantısı olan İpek Yolu'nun, Anadolu güzergâhlarından biri Tebriz-Antalya İpek Yolu güzergâhıdır. Tebriz, Erzurum, Erzincan, Sivas, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya ve Antalya bağlantısından oluşan bu rota, özellikle Anadolu Selçukluları zamanında aktif bir şekilde kullanılmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti fetih politikalarını ticari kazanç elde edebilecekleri bölgelere doğru gerçekleştirmişlerdir. Çeşitli devletlerle imzaladıkları uluslararası antlaşmalarla canlı bir ekonomik hayatın oluşmasını sağlamışlardır. Kervanların güvenli bir şekilde ilerleyebilmesi amacıyla güzergâh üzerine kervansaraylar inşa edilmiş, yıllık panayırlar düzenlenmiş, haftalık pazarlar kurulmuştur. Bu canlı ve güvenli ortam, Çin ipeğinin, Hindistan baharatlarının, İran gümüşlerini, Suriye cam eşyalarının, Malezya değerli taşlarının, Rusya kürklerinin, Irak atlaslarının, Kafkasya atlarının, Horasan kılıçlarının Anadolu üzerinden dünyanın dört bir tarafına taşınmasına vesile olmuştur. Anadolu ise imal ettiği değerli kumaşlar, çeşitli madenler, orman ürünleri ve diğer çok sayıda ürün ile ticarete katılmıştır. Bu zengin tüketim ürünleri kültürel değişim ve etkileşimi hızlandırmıştır. Bu sebeplerle, kapsamlı ve çok katmanlı bir ekonomik ve kültürel etkileşim sistemi olarak, İpek Yolu, bugün küreselleşme olarak tanımladığımız olgunun modernite öncesi bir prototipi olarak kabul edilebilir