Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tefsir Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KADİR ESER
Danışman: Ali Rıza Gül
Özet:
Ashâbü’l-hadîsten günümüze selefî tefsir geleneğinin oluşumunu konu edinen bu çalışma bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında çalışmanın konusu, amacı, kaynakları, sınırlılıkları ve metodu hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde öncelikle Ashâbü’l-hadîsten günümüze, vahyin keyfiyetine ilişkin görüşler ele alınmıştır. Ardından selefî düşüncenin itibar ettiği Kur’ân tarihi ve bazı Kur’ân ilimlerinin, Kur’ân tasavvurlarıyla tutarlılığı kritik edilmiştir. Neticede Ashâbü’l-hadîsten bu yana benimsenmiş olan Kur’ân tasavvurunun Kur’ân tarihi ve ilimlerine ilişkin kabulleriyle birçok noktada çeliştiği görülmüştür. Benzer şekilde, bazı Kur’ân ilimlerinde Ahmed b. Hanbel’den günümüze birbirinden oldukça farklı görüşlerin ortaya çıktığı müşahede edilmiştir. İkinci bölümde ise ilk olarak Ashâbü’l-hadîsten İbn Teymiyye’ye tefsir-te’vil kavramlarına ilişkin görüşlere yer verilmiştir. Ardından tefsirde yararlanılacak kaynaklar ve bu kaynakların değerine ilişkin görüşler ele alınmıştır. Ashâbü’l-hadîsten İbn Teymiyye’ye kadarki süreçte tefsirin öncelikli kaynağı sünnet/hadistir. Araştırmamızın merkezindeki müellifler arasında tefsirin kaynaklarını sistematize edip kaynaklar arası bir hiyerarşi öneren ilk kişinin İbn Teymiyye olduğu müşahede edilmiştir. Yine bu bölümde tefsirde aklın yeri ve değerine ilişkin görüşler ele alınmış, Ashâbü'l-hadîs döneminin belirgin vasfı olan katı akıl karşıtlığının İbn Batta ve Ebû Yaʻlâ gibi Hanbelîlerle birlikte yerini akla karşı daha müsamahakâr bir tutuma bıraktığı tespit edilmiştir. Son bölümde ise iman, Şiîlik ve imamet, tasavvuf ve ahkam ayetlerinin uygulanması meselelerine gelenekçi zihniyetin yaklaşımı serimlenmiş, selefî tefsir anlayışının pratiğe yansımaları bu başlıklar altında tespit edilmeye çalışılmıştır. Ashâbü’lhadîsten günümüze tefsir faaliyetinin sınırlarını rivayetlerin belirlediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte Selefî düşüncenin kendisini atfettiği müellifler arasında birçok hususta farklı kanaatlerin tezahür ettiği görülmüştür. Sonuç olarak, Selefî tefsir anlayışının, Kur’ân metninin orijinal anlamını tespit etmede birtakım avantajlar sağlamakla birlikte sistemli bir anlama-yorumlama metodu önermediği tespit edilmiştir.