Ankilozan spondilit hastalarında ürolitiazis gelişiminde barsak inflamasyonunun değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAVA DEMİRHAN
Danışman: Cengiz Korkmaz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Artmış renal taş oluşumu ankilozan spondilitin (AS) en yaygın ekstra-artiküler bulgulardan biridir. Bu çalışmada barsak iltihabı ile böbrek taşlarının arasında bir ilişki olup olmadığını araştırıldı. AS için 1984 Modifiye New York kriterlerini karşılayan hastalar çalışmaya dahil edildi. Renal taş (+) olan her hastaya (n=26) karşılık gelen yaklaşık 2 renal taş (-) hasta (n=64) çalışmaya dahil edildi. Çalışma 57 erkek ve 33 kadın hastadan oluşmaktadır. Ortalama yaş 43±10,9 yıl idi; orttalama tanı yaşı 33±10 yıl ve tanı gecikmesi 6,2±5 yıl idi. Renal taş varlığı, USG ve/veya taş düşürme öyküsü ile renal taş tespitine dayanıyordu. Her hastadan dışkı kalprotektin değerleri ölçüldü. Kalprotektin düzeyi >70 μg/g olan hastalara kolonoskopi ve gerekirse kolonoskopik biyopsi yapıldı. İnfliximab veya adalimumab alan AS hastaları çalışma dışı bırakıldı. Renal taş varlığı erkek AS hastalarında kadın hastalara göre daha yüksekti (% 36.8'e karşı % 15.2, p<0.02). Renal taş (+) olan 3 hastada (%11.5) kalprotektin düzeyi 70 μg/g üzerindeyken, renal taş (-) olan 9 hastada (%14) kalprotektin düzeyi yüksekti. Aralarında anlamlı bir fark bulunmadı. Yüksek kalprotektin düzeyi olan 12 hastanın 5'inde (%41) barsak iltihabı kanıtı bulundu. Bu 5 hastada renal taş yoktu. Renal taş (+) ve kalprotektin düzeyi yüksek olan 3 hastada barsak iltihabı bulgusu yoktu. Biz fekal kalprotektini intestinal inflamasyonun indirek bir göstergesi olarak kabul ettik. Kalprotektin düzeyi ile böbrek taş oluşumu sıklığı arasında bir ilişki bulamadık. Bunda olgu sayımızın az olması ve kullanılan ilaçların intestinal mikroçevreyi etkilemiş olması negatif sonuç almamızın nedenleri olabilir. Hasta sayısının arttırılarak tedavi almamış hastalarda bu çalışmanın yapılması daha somut sonuçlar verecektir. Anahtar Kelimeler : ankilozan spondilit, ürolitiyazis, inflamatuvar barsak hastalığı,