Kömür kükürt gideriminde drum tipi biyoreaktör uygulamaları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, BİYOTEKNOLOJİ VE BİYOGÜVENLİK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA ŞENER

Danışman: AHMET ÇABUK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kömür ülkemiz için, en önemli birincil enerji kaynakları arasında yer almaktadır. Özellikle ülkemizde yüksek oranda linyit rezervi bulunmaktadır. Ancak linyit rezervlerimizin düşük ranklı, yüksek kül ve kükürt içerikli olması kullanımlarında önemli bir sorundur. Kömür kalitesinde, kül yapıcı inorganik maddeler ve özellikle SO2 emisyonu ile büyük ölçüde hava kirliliğine neden olan kükürt, önemli etkenlerdir. Günümüzde temiz kömür teknolojileriyle bu sorunlara çözüm aranmaktadır. Bu çalışmada, merkezi kompozit tasarımı kullanılarak kül ve kükürt içeriği yüksek olan düşük ranklı Çayırhan bölgesi linyit numunelerinde (-106 μm) Alternaria sp. Cf1 (Genbank no: KF564051) fungusu ile döner tamburlu biyoreaktörde biyodesülfürizasyon süreci ve optimizasyonu incelenmiştir. Deneylerde 4 parametrenin (katı oranı, inkübasyon süresi, inokulum miktarı, çalkalama hızı) 3 farklı yanıt değişkeni (kükürt giderimi, kül giderimi ve kükürt emisyon değerindeki azalma) üzerine etkisi merkezi kompozit tasarım ile belirlenen deney setleriyle gerçekleştirilmiştir ve yorumlanmıştır. Her üç parametre için de süreç matematiksel olarak modellenmiştir. Linyit numunelerine sürecin etkisini net olarak ortaya koymak amacı ile optimum koşullarda elde edilen numunelerde ileri analizler (FTIR, SEM, TGA-DTA, ısıl değer, major-minör element vb) de yapılmıştır. Verilen yanıt değişkenlerinin her birisi için yapılan deneysel çalışmalar sonucunda yaklaşık %20 kükürt giderimi, yaklaşık %21 kül giderimi ve kükürt emisyon değerinde ise yaklaşık %42'lik azalma elde edilmiştir. Yapılan analizler, piritik (%17 giderim) ve organik kükürtün (yaklaşık %19 giderim) her ikisinde de azalma gerçekleştiğini göstermiştir. Bunun yanısıra optimum koşullarda elde edilen numunelerde yapılan ileri analizlerde biyolojik işlemin linyitin kalitesinin arttırdığını kanıtlar niteliktedir.