Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağ.Bil.Enst.Md.Lüğü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞÇE PINAR KÖSEOĞLU
Danışman: Beyhan Durak Aras
Özet:
Başlık: Trizomi 8 anomalisine sahip AML ve MDS olgularında IDH1 ve IDH2
gen mutasyonlarının araştırılması
Amaç: Bu çalışma ile; izole trizomi 8 anomalisi saptanan AML ve MDS tanılı
olgularda, IDH1 ve IDH2 genlerindeki mutasyonlar araştırılmıştır. Buna bağlı olarak
ilgili genlerin mutasyonel durumunun; görülme sıklığı trizomi 8 ile ilişkisi ve klinik
heterojeniteye olan katkısının değerlendirilmesi hedeflenmiştir.
Yöntem: Konvansiyonel ve moleküler sitogenetik analizlerle izole trizomi 8
anomalisi saptanan 23’ü AML, 22’si MDS tanılı olmak üzere 45 hastada; IDH1 ve
IDH2 genlerinin 4. eksonlarında IDH1 için R132, IDH2 için R140 hotspot
mutasyonlarının analizi Real- time PCR yöntemi ile gerçekleştirilmiştir.
Bulgular: Akut miyeloid lösemi ve MDS tanılı olgularda IDH1 ve IDH2 gen
mutasyonlarına yönelik gerçekleştirilen Real- time PCR çalışmamızın sonucunda;
çalışmaya dahil edilen 1 AML ve 1 MDS tanılı olmak üzere 2 hastada yalnızca IDH1,
MDS tanılı 1 hasta da ise yalnızca IDH2 geninde heterozigot mutasyon varlığı
saptanmıştır. Akut miyeloid lösemi tanılı 1 hastada ise ilgili genlerin her ikisinde de
heterozigot mutasyon saptanmıştır. Akut miyeloid lösemi ve MDS tanılı hastalarda +8
anomalisinin IDH1 ve IDH2 mutasyonlarının birlikte saptanması açısından
aralarındaki ilişki, mutasyon saptanan hasta sayısının az olması sebebiyle istatistiksel
olarak değerlendirilememiştir.
Sonuçlar: Elde edilen veriler AML ve MDS olgularında +8 ile IDH1/2
mutasyonlarının birbirine eşlik etmediğini destekler niteliktedir. Ancak mutasyon
saptanan olgular klinik verileriyle birlikte değerlendirildiğinde, ilgili gen
mutasyonlarının ağır seyreden prognoz ve AML’de tedavi direnci ile ilişkili
olabileceğini düşündürmüştür. Çalışmamızın sonucunda trizomi 8 saptanan AML ve
MDS olgularında IDH1/2 mutasyonlarının olumsuz prognostik etki gösterdiğine dair
bilgilerin kesin olarak ortaya koyulabilmesi için daha fazla vakada ilgili gen
mutasyonlarının araştırılmasına ihtiyaç olduğu sonucuna varılmıştır.