Daniel Defoe'nun "Robinson Crusoe" ve Michel Tournier'nin "Cuma ya da Pasifik Arafı" eserlerine metinlerarası bir yaklaşım


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERT ÇANAKCI

Danışman: Engin Bölükmeşe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

1960'lı yıllarda ortaya çıkan metinlerarası ilişkiler kavramı, her metnin başka metinlerin birleşmesinden oluştuğu ve bu bağlamdan tüm metinlerin birbiriyle bir şekilde bağlantılı olduğu ilkesine dayanmaktadır. Fransız edebiyat kuramcısı, Gérard Genette metinler arasındaki her türlü ilişkiyi metinselaşkınlık olarak tanımlamıştır. Metinselaşkınlık türlerinden biri olan anametinsellik, anametin ve onun öncülü olan bir altmetin arasındaki her türlü bağlantıyı ifade eder. Bu ilişki türünün görüldüğü alanlardan biri yeniden yazımdır. Daniel Defoe'nun "Robinson Crusoe" eseri on sekizinci yüzyılda yazılmıştır ve Alexander Selkirk'in gerçek hikayesinin edebi metne dönüştürülmüş halidir. Michel Tournier'nin "Cuma ya da Pasifik Arafı" eseri yirminci yüzyılda yazılmıştır ve Defoe'nun "Robinson Crusoe" eserinin modern bir yeniden yazımıdır. Bu çalışmada "Robinson Crusoe" ve "Cuma ya da Pasifik Arafı" eserlerinde ortaya çıkan metinselaşkınlık ilişkisinin neden, nasıl ve hangi açılardan meydana geldiğinin belirlenmesini amaçlayan bir inceleme yapılacaktır. Çalışmanın sonucunda altmetinle anametin arasında özellikle Gérard Genette'nin belirlediği, zamansal, uzamsal, anlatısal ve değersel dönüşümlerin izleri açıkça belirlenmiştir. Altmetin "Robinson Crusoe" benöyküsel dönüşüm bağlamında "Cuma ya da Pasifik Arafı" anametni halini almıştır. Bu bağlamda Michel Tournier'nin kendinden önce yazılmış metni, farklı bir bağlamda yeni anlamlar yükleyerek değiştirip dönüştürdüğü ve kendine özgü bir metin haline getirdiği belirlenmiştir.