Primer Sjögren Sendromlu hastalarda kan basıncının sirkadiyen ritminin değerlendirilmesi ve ekokardiyografik parametrelerle ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEDA KÖSE

Danışman: Sultan Özkurt

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sol ventrikül hipertrofisi ve uç organ hasarı ile ilişkilendirilen non-dipper fenomeninin otonom sinir sitemi anormallikleri ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Primer Sjögren Sendromunda (PSS), hem semptomatik olarak hem de fonksiyonel testlerle otonomik disfonksiyonu düşündüren bulgular elde edilmiştir. Bu ortak patogenzeden yola çıkarak PSS'de kan basıncının (KB) sirkadien ritmini ve bu durumun ekokardiyografik parametrelerle ilişkisini değerlendirmeyi amaçladık. Çalışmaya kan basıncının sirkadien ritmini etkileyebilecek Diyabetes Mellitus (DM), hipertansiyon (HT) gibi klasik kardiyovasküler risk faktörü olmayan 50 PSS'li hasta ve 28 sağlıklı kontrol grubu dahil edildi. Her iki gruba 24 saatlik ambulatuar kan basıncı izlemi (ABPM) ve ekokardiyografik inceleme yapıldı. Yaş ortalaması PSS grubunda 49,7±8,1 yıl, sağlıklılı kontrol grubunda ise 45,9±11,3 yıl olup benzerdi (p=0.087). PSS'li hastaların hastalık süresi 24 (4,89-43,73) ay idi. Gruplar arasında ofis kan basıncı ölçümleri, istirahat kalp hızı değerleri, gündüz diyastolik BP, sistolik BP ve ortalama arter basıncı (MAP), gece diyastolik BP, sistolik BP ve MAP, gece / gündüz oranı açısından anlamlı fark yoktu. Transtorasik ekokardiyografi bulguları hasta ve kontrol grubu arasında benzerdi. Sol ventrikül kitle indeksi (LVMI) hem PSS hem de control grubundaki non-dipping paternine sahip kişilerde, dipping paternine sahip kişilere gore anlamlı olarak artmış bulundu (sırasıyla PSS 82.14±13.52 ve 56.66±23.02, p=0.048, kontrol grubu 79.37±11.27 ve 51±12.53, p=0.047). Non-dipping paterni normotansif kişilerde artmış sol ventrikül kitlesi ile ilişkili bulundu. PSS'li hastalarda eşlik eden kardiyovasküler risk faktörü yok ise kan basıncının sirkadien ritminin ve ekokardiyak parametrelerinin bozulmadığı söylenebilir. Hem PSS'nin hem de kan basıncının sirkadien ritminin otonom disfonksiyonla ilişkisini ve altta yatan patogenetik mekanizmaları aydınlatmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.