Sporadik parkinson hastalığında VDR gen polimorfizmlerinin araştırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, TIBBİ GENETİK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYSAN AFAGH
Danışman: OĞUZ ÇİLİNGİR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Parkinson hastalığı, nöron dejenerasyonu ve dopaminerjik nöronların bozulmasıyla oluşan ilerleyici bir nörodejeneratif hastalıktır. Hücreler arasında sinyal iletilememesi sonucunda bazal ganglionun uyarıcı etkisi beyin korteksinde azalır ve istirahat halinde izlenen titreme (tremor), hareketlerin yavaşlaması ve hareketsizlik (akinezi ve bradikinezi), katılık (rijidite), denge sorunları (postural instabilite) gibi motor belirtilere neden olur. Dopaminerjik nöronlar özellikle beyin sapında substantia nigrada ve bazal ganglioda bulunmaktadır. İn vitro bir çalışmada, beyinde özellikle substantia nigra bölgesinde dopamin nöronlarında vitamin D reseptörun yoğun ekspresyonunun artmasının adrenal medulla hücrelerinde 1,25(OH)2 D3 etkisiyle dopamin sentezinde hız kısıtlayıcı enzim olan tirozin hidroksilazın ekspresyonunun arttırdığı bildirilmiştir. VDR vitamin D'nin biyolojik fonksiyonlarında primer aracıdır. VDR gen polimorfizmleri VDR protein fonksiyonunu ve gen ekspresyon düzeyini etkileyebilmektedir. Beyinde hipotalamus ve substantia nigradaki dopaminerjik nöronlarda VDR geninin yüksek düzeyde ekspresyonu bulunmuştur. VDR gen polimorfizmlerinden ikinci ekzondaki Fok I ve intron sekizdeki Bsm I, multiple skleroz ve Alzheimer hastalığının da dahil olduğu çeşitli nörodejeneratif hastalıklarla ilişkilendirilmiştir. Bu çalışma Parkinson hastalığı ve VDR gen polimorfizmleri arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılmasında öncülük edecektir. Yöntem: Çalışmamızda VDR geninde tanımlanmış olan Fok I (rs2228570) ve Bsm I (rs1544410) polimorfizmlerini araştırmayı planladık. Çalışmada 130 Parkinson hastası ile 70 sağlıklı bireyden toplanan kanlardan DNA izole edildi. Polimorfizmlerin saptanabilmesi için PCR-RFLP yöntemi kullanıldı. Çalışmada her polimorfik bölge için o polimorfik bölgeyi içine alan primerler kullanılarak PCR aracılığıyla bu polimorfik bölgeler çoğaltılıp uygun restriksiyon enzimleri (Fok I ve Bsm I) ile PCR ürününün kesiminin ardından elde edilen fragmentler agaroz jel elektroforezinde yürütülerek analiz edildi. Bulgular ve Sonuç: Çalışmamız sonucunda, Fok I ve Bsm I polimorfizmleri ile Parkinson hastalığı arasında, grupların karşılaştırılmasında istatistiksel anlamlı fark bulunmadı. Anahtar kelimeler: Parkinson hastalığı, Vitamin D reseptör geni, Fok I, Bsm I, vitamin D, polimorfizm