Bâbür Şah ve Bâbürlü Devleti'nin kuruluşu
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, İNSAN VE TOPLUM BİLİMLERİ FAKÜLTESİ, TARİH BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEBGHATULLAH SHAHIN
Danışman: Hasan Hüseyin Adalıoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bâbürlü Devleti'nin kurucusu ve ilk hükümdarı olan Bâbür Şah Türk tarihinin önde gelen şahsiyetlerinden biridir. Bâbür Şah'ın babası, Timur'un torunlarından Fergana hâkimi Ömer Şeyh, annesi ise Cengiz Han'ın soyundan Yunus Han'ın kızı Kutluğ Nigâr Hanım'dır. Bâbür Şah, 49 yıl süren hayatına birçok büyük mücadele sığdırmış, bunların bir kısmında yenilgiye uğramış, önemli bir kısmında ise büyük zaferlere imza atmıştır. Ne aldığı galibiyetler onu rehavete düşürmüş, ne de yaşadığı mağlubiyetler umutsuzluğa sürüklemiştir. Bu anlamda Bâbür Şah azimli, mücadeleden kaçmayan, enerjisini yenilemeyi bilen, güçlü bir kişiliğe sahip olup siyasi liderliği, mücadeleci oluşu, ilme olan düşkünlüğü ve sanatsever kişiliğiyle pek az insanda bulunan üstün meziyetlere sahip bir liderdi. Bu özellikleri ile bugün bile hem doğuda hem batıda saygın bir lider olarak hatırlanmaktadır. Bâbür Şah'ın kurmuş olduğu Bâbürlü Devleti (932-1254/1526-1858), Hindistan'da üç yüzyılı aşkın bir süre hüküm sürmüş ve Safevî, Özbek ve Osmanlı Devletleri ile ilişkileri olmuştur. Kültürel açıdan sürekli zenginleşen ve İslâm medeniyetini yücelten zamanın güçlü devletleri arasında yer almıştır. Bâbür Şah'ın ve Bâbürlü hükümdarlarının Hindistan'da yaptırdığı tarihî ve mimarî eserler, günümüzde hâlâ varlığını sürdürmektedir. Bu çalışmada klasik kaynaklar ışığında Bâbür Şah'ın hayatı, siyasî kişiliği, askerî dehası, fetihleri ve devletin kuruluşu yeniden ele alınmıştır. Bilindiği gibi konu üzerinde daha önce birçok tez ve araştırma yapılmıştır. Ancak önceki tezlerde daha ziyade İngilizce'den Türkçeye veya Çağatayca'dan Türkçeye çevrilmiş tercüme eserler kaynak olarak kullanılmıştır. Bu tez çalışmasında ise, bizzat orijinal Farsça kaynaklar kullanılmış ve önceki tezlerin eksik yönleri ikmal edilmeye çalışılmıştır.